YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7485
KARAR NO : 2013/11831
KARAR TARİHİ : 06.06.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.12.2011 gün ve 2008/477-2011/670 sayılı kararı onayan Daire’nin 22.01.2013 gün ve 2012/8444-2013/1300 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekillerinden …’in eşi diğer davacının annesi olan … ‘in yolcu olarak bulunduğu davalının zorunlu mali sorumluluk sorumluluk ve ferdi kaza sigortasını tanzim ettiği araçtan düşerek yaşamını yitirdiğini, yapılan başvuruya rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek, şimdilik toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın 22.05.2008 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, ıslah dilekçesiyle de davacı … için 53.265,57 TL, diğer davacı için 8.500,00 TL maddi tazminatın tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu olayda müvekkiline sigortalı araçta yolcu olarak bulunan …’in araçtan atlaması sonucu vefat ettiğini, araç sürücüsünün ve işletenin olayda kusuru bulunmadığından ZMSS poliçesine dayalı destekten yoksun kalma tazminatı talep edilemeyeceğini, ferdi kaza sigortası genel şartlarına göre de meydana gelen olayın kaza olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, sigortalı araç sürücüsünün araçta yolculuk yapan desteğin aracın arka kapısını içerden el yordamı ile açarak araçtan atlaması ile meydana gelen olayda hatalı tutum ve davranışı bulunmadığı olayda, sürücü kusurlu olmadığından işleten ve onun sigortacısı olan davalının destekten yoksun kalma tazminatından sorumlu tutulamayacağı, sigortalı kapalı kasa kamyonette yolcu konumunda bulunan destek …’in meydana gelen kazada asli kusurlu olduğu, ancak ölüm olayının intihar olarak kabulünün mümkün bulunmadığı, TTK’nın 806. maddesi de gözetilerek ölümün kaza sonucu meydana geldiğinin kabul edildiği, bu nedenle poliçede yazılı limitin mirasçılık payları oranında ferdi kaza sigortası kapsamında davacılara ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 22.01.2013 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davacılar vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, davacıların murisi olan … ‘in davalıya sigortalı araçta taşındığı sırada araçtan inmeye çalışırken düşmesi sonucu ölümü nedeniyle ferdi kaza sigortası ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına dayalı tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davalının destekten yoksun kalma tazminatından sorumlu olmadığı belirtilerek, destekten yoksun kalma tazminatına yönelik istemin reddine karar verilmiştir. Davacıların murisi … ‘in kaza sırasında davalı … şirketinin sigortalısı olan … ‘a ait işyerinde çalıştığı, iş bitiminde sigortalıya ait araçla işçilerin evlerine bırakıldığı, davacıların murisi … ‘in de aralarında bulunduğu işçileri taşıyan aracın kapalı kasa kamyonet olup, murisin arka bagaj kapağının olduğu yere konulan ilave koltukta taşındığı sırada aracın evini geçmesi nedeniyle arka bagaj kapısını içerden el yordamıyla açarak taşıt yoluna atlaması sonucu öldüğü dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davada açıklığa kavuşturulması gereken yön, sigortalı işletene ait araçla yapılan taşıma sırasında meydana gelen bu ölüm olayı nedeniyle sigortalının sorumluluğu olup olmadığı noktasındadır. Kazaya ilişkin olarak Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütülen soruşturma sırasında alınan raporda, aracın servis taşımacılığı için arka bagaj kapağının olduğu yere ilave koltuk konularak taşıma işi yapılmasının Karayolları Trafik Kanunu’na göre uygun olmayıp, araç işleteni sıfatıyla araç sahibi … ‘ın kusurlu olacağı belirtilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun “İşletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluktan kurtulması veya sorumluluğun azaltılması” başlığını taşıyan 86. maddesinde, işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulacağı, sorumluluktan kurtulamayan işletenin kazanın oluşumunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat etmesi halinde tazminat miktarının indirilebileceği düzenlenmiştir. Buna göre, işletenin sorumluluktan kurtulması için kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusurunun olmaması, araçtaki bir bozukluğun kazayı etkilememiş olması ve de zarar görenin kusuru olması şartlarının birlikte bulunması gerekmektedir.
Somut olayda ise ölen işçi … ‘in kapalı kasa kamyonetin arka bagaj kapağının olduğu yere koltuk ilave edilerek taşınmasının uygun ve güvenli olmadığı, bu taşıma sırasında ölen …’in aracın arka kapısını içerden eliyle açabildiği ve bu suretle araçtan atladığı kazada taşıma yapılan aracın niteliği, ölenin taşındığı yer ve aracın kapısının sürücünün kontrolü dışında açılabilmesi hususları göz önüne alındığında kazanın meydana geliş şekline göre araç işleticisinin kusurlu olmadığının kabulü yerinde değildir. Buna göre mahkemece işletene düşen hukuki sorumluluğun KTK’nın 86. maddesi uyarınca takdir ve tayin edilerek istenen destek tazminatı yönünden de inceleme yapılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken sürücünün kusuru olmadığından işleten ve onun sigortacısı olan davalının da sorumlu olmadığından bahisle destekten yoksun kalma tazminatından sorumlu olunmadığına karar verilmesi yerinde olmayıp, davacılar vekilinin Dairemizin 22.01.2013 günlü ilamına yönelik karar düzeltme istemi yerinde görülmekle Dairemizce verilen onama kararının kaldırılarak mahkeme kararının açıklanan nedenlerle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin Dairemizin 22.01.2013 günlü, 2012/8444 Esas-2013/1300 Karar sayılı ilamına yönelik karar düzeltme isteminin kabulü ile onama kararının kaldırılarak mahkemece verilen kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 06.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.