Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/7526 E. 2014/14130 K. 19.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7526
KARAR NO : 2014/14130
KARAR TARİHİ : 19.09.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL (KAPATILAN) 39. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/10/2012
NUMARASI : 2011/326-2012/240

Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 39. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/10/2012 tarih ve 2011/326-2012/240 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 19/09/2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. Cu. B.C.ile davalılardan E.Sigorta A.Ş. vekili Av. B.. U.. ve diğer davalı Garanti Bankası A.Ş. vekili Av. G. A. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi . tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı A Şirketler Grubuna 2004 yılından itibaren brokerlik hizmeti verdiğini, 2008-2009 yılı sigorta programının yenilenmesi sürecinde 2008 yılı Mayıs ayından Ağustos ayına kadar yoğun bir çalışma ile sigorta programının oluşturulduğunu, bu süreçte sigortalı A ve sigortacı E Sigorta A.Ş. ile defalarca görüşüldüğünü ve programın tüm ayrıntılarının netleştirildiğini, A.’a ait sigorta programının ilk defa 2004 yılında müvekkilince oluşturduğunu, son 3 dönemdir olduğu üzere sigorta programlarının yenilenmesi için davalı E Sigorta A.Ş. ile görüşmelere başlayıp bedel tespitlerini yaparak, makine, demirbaş ve emtia envanterini çıkarıp, işletme risklerini inceleyerek 4 ay gibi bir çalışma sonucunda 2008-2009 yılı sigorta programını hazırladığını, tam bu dönemde Afirmasının müdürü tarafından aranılarak, “Garanti Bankası Merter Şubesi müdürü ve E Sigorta yetkililerince ziyaret edildiklerini, 2008 yılına ait sigorta programlarının Garanti Bankası Merter Şubesi Acenteliği tarafından yapılmasını, Polaris’in devreden çıkarılmasını aksi halde Garanti Bankası ile olan kredi ilişkilerinin bozulacağı tehdidinin ima edildiğini” belirterek müvekkili ile çalışamayacaklarının bildirildiğini, davalıların haksız rekabet niteliğinde olan eylemleri nedeniyle A Firması’nın müvekkili ile çalışmaktan vazgeçtiğini, müvekkilinin 4 yıllık çalışması sonucu oluşturduğu bilgi ve raporların davalı E Sigorta A.Ş. tarafından müvekkilinden izin alınmadan diğer davalı Garanti Bankası Merter Şubesi’ne aktarıldığını, bir banka şubesinin acente olarak bu denli kapsamlı bir sigorta programını hazırlayamayacağını, Garanti Bankası Merter Şubesi lehine sigorta acentesi olarak sadece bir partaj değişikliği yapılarak müvekkilince hazırlanan programın aynen uygulandığını, sigorta programı için A Firması tarafından sigortacı E. Sigorta A.Ş’ye ödenmesi gereken toplam primin 619.545 USD olduğunu, müvekkilince Sigorta Brokerleri Derneği’ne şikayette bulunulması üzerine davalı E. Sigorta A.Ş’nin e posta ile müvekkiline 20.000 USD ödeyeceğini bildirdiğini, bu meblağın müvekkilinin zararuret içinde olması nedeniyle kabul edildiğini ancak müvekkilinin toplam komisyon alacağının 123.000 USD olduğunun davalıya bildirildiğini, müvekkili brokerlik hizmetini tam olarak yerine getirdiğinden komisyon ücretinin tamamına hak kazandığını, davalıların haksız rekabet yaratan eylemleri nedeniyle zarara uğrayan müvekkilinin tazminat isteme hakkına sahip olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalıların eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, müvekkiline ait sigorta programının oluşturulmasına ilişkin bilgi ve belgelerin kullanılması başta olmak üzere haksız rekabetin menine, 50.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri ayrı ayrı, davacının yetkisinin A.Firmasınca kaldırıldığını, yetkinin kaldırılmasında davalıların haksız rekabet yaratan eylemleri bulunmadığını, davacının hazırladığını iddia ettiği sigorta programının hiçbir zaman davalı E. Sigorta AŞ’ye verilmediğini, A. firması ile sigorta sözleşmesi imzalanmadan davacının yetkisi kaldırıldığı için ve davacı ile A. arasındaki brokerlik ilişkisinin sona ermesinden sonra Atateksin portföyünün %35 inin A.Sigorta AŞ tarafından sigortalanması nedeniyle davacının ücret alacağının doğmadığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların dava dışı A. Şirketler Grubunun sigorta işlemleri için birlikte ve danışıklı hareket ederek davacı nezdinde haksız rekabet oluşturmak suretiyle talep olunan zarara neden olduklarına dair somut bir tespit olmadığı, davacı tarafından aracılık işleminin haksız rekabet dolayısıyla son bulması nedeniyle tazminat talebinde bulunulduğu, taraflar arasındaki ilişkinin Sigortacılık Kanunu’nda düzenlenen brokerlik sözleşmesinden kaynaklandığı, dava dışı şirketin yazılı olarak iş ilişkisini sona erdirdiği, yetkinin bu şirket tarafından alınıp ayrıca uyuşmazlık öncesi dönemde de davacının dava dışı A. grubunun sigortacılık işlemlerini tek broker olarak gerçekleştirmediğinin anlaşıldığı, davacı şirket tarafından davalıların baskısı ile dava dışı şirketin iş ilişkilerini sona erdirdiği belirtilmiş ise de buna dair mahkemece kanaat oluşmadığı, davalıların dava dışı A. grubunun davacı ile iş ilişkilerini sona erdirmede haksız rekabet teşkil edebilecek eylemlerinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız rekabet nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı taraf davasını iki noktaya dayandırmıştır. Bunlardan ilki, dava dışı A Şirketler Grubuna 2004 yılından beri verdiği sigorta brokerliği hizmeti çerçevesinde daha önceki yıllarda olduğu üzere 2008-2009 yılı sigorta programının yenilenmesi sürecinde 2008 yılı Mayıs ayından Ağustos ayına kadar 4 aylık yoğun bir çalışma ile sigorta programı oluşturulup, sigorta poliçelerinin yenilenmesi için davalı E Sigorta ve Reasürans Brokerlik Hizmetleri A.Ş. ve A. firması ile görüşülmesinden sonraki aşamada davalı şirketlerin yetkililerinin dava dışı A. Firması yetkilisini “kredi kullanamama” tehdidi ile hüsnüniyet kaidelerine aykırı şekilde etkileyerek davacı ile A. arasındaki sözleşmenin sonlandırılmasına neden olunduğu iddiasıdır.
İkinci dayanak noktası ise davacının 4 yıllık birikim ve sonrasında 2008 yılı Mayıs ayından Ağustos ayına kadar yoğun bir çalışma ile oluşturulan sigorta dosyasının davacıdan izin alınmadan haksız surette davalı E Sigorta ve Reasürans Brokerlik Hiz. A.Ş. tarafından diğer davalı Garanti Bankası Merter Şubesi’ne verilip söz konusu dosyanın
A Firmasına ait poliçelerin hazırlanmasında kullanılmasıdır. Davacı taraf buna dair iddiasını açıklarken “dava dışı Atateks Şirketler Grubuna 2004 yılından itibaren brokerlik hizmeti verdiğini, 2008-2009 yılı sigorta programının yenilenmesi sürecinde 2008 yılı Mayıs ayından Ağustos ayına kadar yoğun bir çalışma ile sigorta programının oluşturulduğunu, bu programın ilk olarak 2004 yılında yapıldığını, 2008 yılında da daha önceki 3 dönem olduğu üzere sigorta poliçelerinin yenilenmesi için davalı E A.Ş. ve A.firması ile görüşülerek, bedel tespitleri yapılıp, makine, demirbaş ve emtialara ilişkin envanter çıkarıldığını, işletme riskleri incelenip 2004 yılından beri elde olan veriler de gözetilerek sigorta programı hazırlandığını” bildirdikten sonra, bu denli kapsamlı bir çalışma ürünü olan sigorta programının davacının hazırladığı dosya ve bu dosyadaki bilgiler kullanılmadan davalı Garanti Bankası Merter Şubesi’nce 10-15 günlük bir sürede oluşturulamayacağıdır. Davacı vekili, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı itirazlarını içeren 01.10.2012 havale tarihli dilekçesinde yukarıda sayılan dayanak noktalarını ayrıntılı bir şekilde açıkladıktan sonra anılan hususlarda ek rapor ya da yeni heyetten rapor alınmasını talep etmiştir. Bu itibarla mahkemece, davacı vekilinin anılan iddiaları doğrultusunda dayandığı tanık delili dahil tüm delilleri değerlendirilerek davacı ile dava dışı A. arasındaki brokerlik hizmetinin davalıların hüsnüniyet kaidelerine aykırı eylemleri nedeniyle sonlandırılıp sonlandırılmadığı ve davacının kendisi tarafından oluşturulan sigorta dosyasının hüsnüniyet kaidelerine aykırı olarak davalılarca kullanılıp kullanılmadığı hususunun davalı E. Sigorta ve Reasürans Brokerlik Hiz. A.Ş. tarafından davacı şirkete yapılan ödeme de göz önünde bulundurulmak suretiyle değerlendirilerek, gerektiğinde ek rapor ya da yeni bir heyetten bilirkişi raporu alınarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.