YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8003
KARAR NO : 2013/22458
KARAR TARİHİ : 09.12.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.01.2013 tarih ve 2011/522-2013/51 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirkete ait vibrasyonlu toprak silindirinin 22.06.2010-22.06.2011 tarihleri arasında geçerli olmak üzere makine kırılması sigorta poliçesi ile davalı sigortalı tarafından teminat altına alındığını, iş makinesinde 31.03.2011 tarihinde meydana gelen kısmi hasar için ekspertiz çalışması yapıldığını, 12.024,00 TL ödeme teklifi içeren ibraname gönderildiğini, ömür tenzili adı altında yaklaşık %40 civarında tenzilat yapılmış olduğunu, Genel Şartların 14/a maddesi gereği hasarın, makinenin hasardan bir gün önceki haline getirilmesi için gerekli diğer masrafların toplamından oluşmakta olduğunu, tenzilat yapılamayacağını, onarım bedeli olan KDV hariç 34.150,00 TL’nin poliçe muafiyeti tenzil edilerek bakiyenin hasar tazminatı olarak ödenmesi gerektiğini ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL’nin 02.04.2011 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalının kusuru nedeniyle ödemek zorunda kalınan kira bedeline ilişkin olarak da 100,00 TL’nin ödenmesine, aşkın sigorta nedeniyle fazladan ödenen prime ilişkin 100,00 TL’nin prim ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsilini, 05/12/2012 tarihli ıslah dilekçesiyle de KDV dahil meydana gelen zarar için 26.054,96 TL, prim iadesi talebi için ise 2.078,52 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ekspertiz raporunda iş makinesinde parça, malzeme ve işçilik olmak üzere toplam ödenmesi gereken hasarın 12.024,00 TL olarak belirlendiğini, iş makinesi sürücüsünün yasanın aradığı sürücü belgesinin bulunmadığını, sigorta poliçesinde makine kira bedellerine ilişkin kloz bulunmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Makine Kırılması Genel Şartları’nın 14. maddesinde tamirat dolayısıyla eski parça yerine yeni parça konulması sebebiyle indirme yapılmayacağının düzenlendiğini, hasar tarihi itibariyle sigorta bedelinin sigorta değerinden yüksek olduğundan aşkın sigorta bulunduğu, sigorta bedeli sigorta olunan menfaati değerini aşarsa sigortanın bu değeri aşan kısmın batıl olduğu, bu sebeple sigorta bedelinin indirileceği, sigorta priminin dahi ona tekabül eden kısmının indirilmesi gerektiği ve primin fazla tahsil edilen kısmının geri verilmesi gerektiği, Genel Şartlarda ve poliçede makineyi kullanan kişi bakımından bir ehliyet şartı veya ehliyet sebebiyle hasarın teminat dışında kalmasına sebep olacak nitelikte bir hüküm de bulunmadığından hasarın meydana geldiği sırada makineyi kullanan kişinin yeterli ehliyete sahip bulunmadığından bahisle hasarın teminat dışında kaldığının kabulünü gerektirici bir sebep bulunmadığı, bu kabuller çerçevesinde yedek parça ve onarım işçilikleri toplamı hasarın 34.150,00 TL olduğu, %10 tenzili muafiyet tutarının indirilmesiyle bakiye 30.735,00 TL olacağı, KDV dahil miktarın 36.267,30 TL olması gerektiği, hasarın 04/04/2011 tarihinde ihbar edildiği, TTK 1399/1 maddesi gereği mal sigortalarında sigorta bedelinin ödeme borcunun rizikonun gerçekleştiğini sigortacıya ihbar borcunun aynı Yasanın 1292. maddesine göre doğduğu tarihte muaccel olacağı ve BK’nın 101/2 maddesi gereği ihbar olunan günün bitimi ile sigortacının temerrüde düşeceğinin kabulü ile 05/04/2011 tarihinin temerrüt tarihi olduğu, dava tarihinden önce 14/07/2011 tarihinde yapılan ödemenin ödenecek miktardan mahsubu gerektiği, dava tarihi itibariyle işlemiş faizle birlike 26.054,96 TL alacağı bulunduğu, aşkın sigorta nedeniyle iadesi gereken prim miktarının 2.078,52 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, zarar talebi yönünden 26.054,96 TL, pirim iadesi talebi yönünden 2.078,52 TL olmak üzere toplam 28.133,48 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 27.811,82 TL’ye dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına,prim iadesi talebine ilişkin faize yönelik ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıda bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, sigorta priminin iadesi talebi yönünden davalı taraf bilirkişilerce poliçe genel şartlarının 4. maddesine uygun hesaplama yapılmadığını ileri sürdüğüne ve mahkemece de tazminat hesabının eskime payı nazara alınmadan yapılmış olması karşısında prim iadesi talebi yönünden anılan madde hükümleri uyarınca bilirkişilerden ek rapor alınması gerekirken bu yönde bir inceleme yaptırılmadığı gibi bu hususa gerekçede de yer verilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile reddi ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.