YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8028
KARAR NO : 2014/13660
KARAR TARİHİ : 12.09.2014
MAHKEMESİ : BALIKESİR 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
( TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TARİHİ : 15/01/2013
NUMARASI : 2011/370-2013/5
Taraflar arasında görülen davada Balıkesir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/01/2013 tarih ve 2011/370-2013/5 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 04/09/2014 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin % 25 hissedarı olduğunu, asıl davada davalı şirketin 03/06/2011 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında TTK’nın 377. maddesi hükmüne dayalı olarak yaptığı erteleme talebinin dikkate alınmayarak genel kurul toplantısının yapıldığını, müvekkilinin erteleme talebinin kabul edilmesi buna bağlı olarak ibra, ibraya bağlı olarak da yeni yönetim kurulu ve denetçi seçimi ile esas sermaye arttırımına ilişkin kararların da ertelenmesi gerekirken yeni yönetim ve denetim kurulu seçimi yapılıp sermaye artırımına gidildiğini, anılan bu kararların kanun, ana sözleşme ve objektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, birleşen 2011/411 Esas sayılı dosyada ise 05/07/2011 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında müvekkilinin bilanço görüşmelerinin ertelenmesi talebi yine reddedilip yeni yönetim kurulu ve denetim kurulu seçimi yapıldığını, alınan yeni yönetim kurulu ve denetçi seçimine dair kararın kanun, ana sözleşme ve objektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek, 03/06/2011 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan yönetim kurulu ve denetçi seçimi kararı ile esas sermaye artırımına ilişkin kararın ve 05/07/2011 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan yönetim kurulu ve denetçi seçimine dair kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının TTK’nın 377. maddesi hükmüne dayalı erteleme talebi dikkate alınmayarak genel kurul toplantısının yapıldığı, toplantının 1 nolu kararı 6102 sayılı TTK’nın 420, 445 ve 446. maddeleri çerçevesinde değerlendirildiğinde kanun, ana sözleşme ve dürüstlük kuralına aykırı olduğundan iptali gerektiği, söz konusu toplantıda alınan 5 ve 6 no’lu kararların da 1 no’lu kararla ilişkilendirilmesi sebebiyle iptali gerektiği, birleşen 2011/411 Esas sayılı dosyada ise davacının erteleme talebine bağlı olarak bilanço görüşmeleri yanında onunla bağlantılı tüm gündem maddelerinin de ertelenmesi gerektiği kanaatiyle asıl ve birleşen davanın kabulü ile 03/06/2011 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 1, 5 ve 6 no’lu kararların iptaline, birleşen davada 05/07/2011 tarihli genel kurul toplantısında alınan ibra ve ibraya bağlı kararlarla yeni yönetim kurulu ve denetçi seçimine ilişkin kararların iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davalı şirkette azlık paya sahip davacının 6762 sayılı TTK’nın 377. maddesi hükmü uyarınca bilanço görüşmelerinin ertelenmesi talebi dikkate alınmayarak yapılan genel kurullarda alınan kararların iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili, asıl davada 03/06/2011 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan yönetim kurulu ve denetçi seçimi kararı ile esas sermaye artırımına ilişkin kararın, birleşen davada da 05/07/2011 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan yönetim kurulu ve denetçi seçimine dair kararın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davacının erteleme talebi doğrultusunda 6102 sayılı TTK’nın 420, 445 ve 446. maddeleri çerçevesinde değerlendirme yapılarak bilançonun ertelenmesi talebi ile bağlantısı olduğu kabul edilen 03/06/2011 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan yönetim kurulu ve denetçi seçimi kararı ile esas sermaye artırımına ilişkin kararın ve 05/07/2011 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan ibra ve ibraya bağlı kararlarla yeni yönetim kurulu ve denetçi seçimine dair kararların iptaline karar verilmiştir.
Ancak, dava konusu genel kurullar 03.06.2011 ve 05.07.2011 tarihlidir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 2/1-a bendine göre, “Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği tarihten önce meydana gelen olayların hukukî sonuçlarına, bu olaylar hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişlerse, o kanun hükümleri uygulanır.” Somut uyuşmazlık bakımından da dava konusu genel kurulların yapıldığı tarihler nazara alındığında, anılan genel kurullarda alınan kararların iptaline yönelik işbu davanın da 6762 sayılı Yasa hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi gerekir. Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre (11.Hukuk Dairesi, 01.12.1992 tarih 5600/11038 E.K. sayılı ilamı, 13.10.2003 tarih 2588/9174 E.K. sayılı ilamı) TTK’nın 377. maddesi hükmü uyarınca sadece bilançonun ve bunun ayrılmaz cüzü niteliğinde bulunan gündem maddeleri ertelemeye tabidir. Yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerinin seçimi ile ilgili kararlar TTK’nın 377. maddesinde öngörülen bilanço görüşmeleri ile ilgili değildir. Bu itibarla, mahkemece uyuşmazlığın 6762 sayılı TTK hükümleri ve Dairemiz içtihatları çerçevesinde çözümlenmesi gerekirken somut uyuşmazlığa uygulanması mümkün bulunmayan 6102 sayılı TKK hükümleri uyarınca karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.