YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8178
KARAR NO : 2013/10849
KARAR TARİHİ : 27.05.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 36. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.03.2013 tarih ve 2013/8179-2013/10849 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi alacaklı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili, müvekkili ile … Ltd. Şti. arasında diğer borçluların müteselsil kefaleti ile kredi sözleşmesi imzalandığını, imzalanan sözleşme uyarınca borçluya ticari kredi kullandırıldığını, borçlu şirketin kullandığı kredileri geri ödememesi nedeniyle hesabın kat edilerek borcun ödenmesinin ihtar edildiğini, ancak bir sonuç alınamadığını, kefalet dışında herhangi bir ayni teminat da bulunmadığını ileri sürerek alacağı teminen borçlu ve müteselsil kefiller yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, evrak üzerinde yapılan inceleme sonucunda tüm dosya kapsamına göre, TBK’nın 586/1. maddesi ikinci cümlesine göre, müteselsil kefile müracaat için, borçlunun ifada gecikmesi ve asıl borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalmış olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği, ancak alacaklının muacceliyet ihtarını borçlu ve kefiller için aynı ihtarla yaptığı gibi borçlunun açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olduğuna dair delil de bulunmadığı, ayrıca kefiller açısından muaccel olma şartının da gerçekleşmediği gerekçesiyle TBK’nın 586/1. maddesi ikinci cümlesi ile 6101 sayılı Kanun’un 1, 2. ve 3. maddeleri uyarınca müteselsil kefiller yönünden, alacak talep tarihindeki şartlar itibarıyla henüz istenebilir olmadığından ihtiyati haciz isteminin reddine, asıl borçlu şirket yönünden ihtiyati haciz isteminin %15 teminat ile kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, alacaklı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, alacaklı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 27.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.