Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/8340 E. 2013/12369 K. 13.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8340
KARAR NO : 2013/12369
KARAR TARİHİ : 13.06.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada… 12. Asliye Hukuk (… 1. Asliye Hukuk) Mahkemesi’nce verilen 20/06/2012 tarih ve 2012/190-2012/190 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati tedbire itiraz eden vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili, müvekkili ile davalının dava dışı … Mimarlık Müh. Ltd.Şti’nin ortakları olup, şirketin vergi borcunun 6111 sayılı Yasa kapsamında yapılandırılması için ortaklar kurul kararı alınıp, ortakların ½ oranında sorumlu olacakları yolunda protokol imzalandığını, davalının payına düşen kısmı ödememesi üzerine yapılandırmanın aksamaması için davalının payının da müvekkilince ödendiğini, müvekkilince yapılan ödemelerin tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve takibin devamını, ayrıca davalının adına kayıtlı taşınmazlarına tedbir konulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davanın reddni istemiştir.
Mahkemece, 20.06.2012 tarihli karar ile tedbir talebinin kabulü ile dava konusu taşınmazın tapu kaydına tedbir konulmasına karar verilmiştir.
Davalı vekili, 23.10.2012 havale tarihli dilekçesi ile ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece, 02.11.2012 tarihli celsede davalı vekilinin tedbir talebinin bu aşamada reddine karar verilmiştir.
Kararı ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Davacı vekili tarafından dava dilekçesi ile ihtiyati tedbir talep edilmiş, mahkemece tensip tutanağı ile tedbirin kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin tedbirin kaldırılması talebi de mahkemece reddedilmiştir. Ancak ayrı bir gerekçeli karar yazılmamıştır.
6100 sayılı HMK’nın 394/5. maddesi uyarınca, karşı taraf kendisi dinlenmeden (yokluğunda) verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edebilir. İtiraz hakkında verilen karara karşı, kanun yoluna başvurulabilir. Ancak temyiz edilen bir kararın Yargıtay tarafından temyiz incelemesinin yapılabilmesi için öncelikle kararın taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi ve süresi içerisinde temyiz edilmiş olması; ayrıca verilen kararın HMK kapsamında gerekçeli karar şeklinde yazılması ve gerekçe içermesi gerekmekte olup, esasen Yargıtay denetiminin de gerekçeli karar üzerinden yapılması mümkündür. 1982 Anayasası’nın 141. maddesine göre, tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerekmektedir. Temyiz edilen kısa karar, bu hususları kapsamadığından, temyiz denetimi mümkün değildir. Bu durumda, mahkemece, ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine dair karar verilmesi üzerine, HMK hükümleri uyarınca gerekçeli karar yazılmamış olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, ihtiyati tedbir kararına itiraz eden davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ihtiyati tedbir kararına itiraz eden davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.