YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8343
KARAR NO : 2013/22426
KARAR TARİHİ : 09.12.2013
MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.12.2012 tarih ve 2010/79-2012/259 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı … Ayakkabıcılık Deri Mamül. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili ve katılma yoluyla davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkilinin “the treofil” olarak bilinen tanınmış şekil markasının WIPO ve TPE nezdinde tescilli olduğunu, davalının adresinde ceza mahkemesi kararına istinaden yapılan aramada bu şekil markasının iltibas oluşturacak derecede benzerini kullandığının tespit edildiğini, davalının bu eyleminin müvekkilinin ticari itibarına zarar verip haksız kazanca sebep olduğunu, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, davaya konu ürünlerin imhasını, 5.000,00 TL maddi tazminat ile 10.000,00 TL manevi tazminatın ticari faizi ile birlikte tahsilini, tecavüze konu ürün, etiket, katalog, tanıtma ve imal araçlarının vs. imhasını, kararın ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkilinde ele geçen ürünlerin hiçbirinde “Adidas” ibaresinin yer almadığını, “the treofil”in ya da benzerinin de kullanılmadığını, anılan ürünlerde “Lucas” ve “Texin” ibarelerinin yazılı olduğu gibi farklı logolarının bulunduğunu, tüketiciler açısından iltibas tehlikesinin oluşmadığını, şirket müdürü olan müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının, aykkabılara “Texin” ve “Lucas” ibaresi yazdıktan sonra davacının markasını çağrıştıracak şekilde 4 yapraklı yonca logosunu koyduğu, yan çizgilerin aynen davacı markasındaki gibi kullanıldığı, dolayısıyla taklit suretiyle davacının tanınmışlığından istifade etmeye çalıştığı, her ne kadar bilirkişi maddi tazminatı daha düşük hesaplamışsa da markayı taşıyan ürünlerin satış adedi gözetilerek maddi tazminatın daha yüksek takdir edildiği, manevi tazminat şartlarının oluştuğu, şirketin eyleminden davalı ortağın şahsi sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle, davalı … hakkındaki davanın husumetten reddine, davalı şirket yönünden davanın kısmen kabulü ile, adı geçen davalının davacının tescilli markasına tecavüzde ve haksız rekabette bulunduğunun tespiti ile men ve refine, 5.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın avans faizi ile davalıdan tahsiline, fazla talebin reddine, davalı yanın davacı markasını taşıyan ürün, ambalaj, katalog, ilan ve benzeri reklam ve tanıtım materyali bulundurmasının engellenmesine, emanete alınan ürünler ile ilgili ceza davası devam etmekte olduğundan imha ile ilgili talebin reddine, hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı … Ayakkabıcılık Deri Mamül. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili ve katılma yoluyla davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre mümeyyiz davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, davacı, davalı …’ın da işyeri yetkilisi olarak hazır bulunduğu esnada yapılan aramada tecavüze konu ürünlerin ele geçirildiğini, davalı şirket yetkilisinin de sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürerek şirket müdürüne de husumet yöneltmiştir. 4721 sayılı TMK’nın 50’inci maddesi uyarınca; tüzel kişinin iradesi, organları aracılığıyla açıklanır ve organlar, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludurlar. Mahkemece anılan Kanun hükmü uyarınca şirket müdürünün sorumluluğu tartışılmaksızın “eylemin davalı şirketçe yapıldığı, şirket ortağı davalının şahsi sorumluluğu bulunmadığı” gerekçesiyle anılan davalı yönünden davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
3- Ayrıca, davacı, tecavüze konu ürün, etiket vs. nin de imhasını talep etmiştir. Mahkemece, 556 sayılı KHK’nın 61’inci maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz eylemi tespit edildiğine göre tecavüze konu ürünlerin imhasına ya da başka bir yolla tecavüzün sonuçlarının ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken “emanete alınan ürünler ile ilgili ceza davasının devam etmekte olduğu” gerekçesiyle imha ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm oluşturulması da doğru görülmemiş, kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 534,60 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı … Ayakkabıcılık Deri Mamül. San. ve Tic. Ltd. Şti.’den alınmasına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacılara iadesine, 09.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.