Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/856 E. 2014/2141 K. 10.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/856
KARAR NO : 2014/2141
KARAR TARİHİ : 10.02.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/07/2012
NUMARASI : 2011/82-2012/189

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/07/2012 tarih ve 2011/82-2012/189 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 17.220 TL’nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davetiye sektöründe faaliyet gösteren, yenilik ve ayırt edicilik kriterlerine haiz tasarımları ile piyasada tanınan bir firma olduğunu, ancak davalının müvekkiline ait tescilli tasarımların ayniyet derecesinde benzerlerini ürettiğini, bu durumun müvekkilinin tasarım haklarına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek, tecavüzün tespitini, durdurulmasını, önlenilmesini, tasarımdan doğan haklara tecavüz suretiyle üretilen ürünlere ve bunların üretiminde doğrudan doğruya kullanılan araç ve gereçlere el konulmasını ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacının tasarımlarını üretmediğini ve satmadığını, müvekkiline ait davetiyelerin yeni ve kendine özgü, ayırt edici özellikleri bulunan davetiyeler olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 2010/01103 sayılı tasarım belgesindeki 10 nolu tasarım, 2007/03224 sayılı tasarım belgesindeki 30 nolu tasarım ve 2007/01468 sayılı tasarım belgesindeki 23 nolu tasarımların davalı tarafça taklit edilerek ürettiği davetiyelerde kullanmış olması sebebiyle davacı tasarımına tecavüz oluşturduğu, davacının tescilli belgesindeki 14 nolu tasarıma konu ürün ile davalının ürettiği davetiye karşılaştırıldığında, kapaklı olması haricinde benzerlik bulunmadığı, birbirinden farklı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, tescilli tasarıma tecavüzün tespiti ve önlenmesi istemine ilişkindir.
554 sayılı KHK’nın 11. maddesi uyarınca tescilli tasarımın koruma kapsamı belirlenirken buna 7. maddeye uygun olarak o tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimle bariz bir benzerlik gösteren bütün tasarımlar dikkate alınır. Bu hükümden de anlaşılacağı üzere tecavüzün varlığının belirlenebilmesi bakımından yapılacak kıyaslama esasen tasarım uzmanı bilirkişilerin yapabileceği özel ve teknik bilgiyi gerektiren bir değerlendirmedir. Bu kapsamda tasarımcı bilirkişiler kıyaslanan tasarımlar bakımından özel ve teknik bir değerlendirme yaptıktan sonra, bu değerlendirme kapsamında söz konusu tasarımlara konu ürünlerin bilgilenmiş kullanıcı gözüyle yarattıkları genel izlenim itibariyle benzer olup olmadıkları konusunda görüş bildirmeleri gerekir. Bu bakımdan dava konusu 2007/3224 sayılı tasarım belgesindeki 14 nolu tasarıma tecavüzün belirlenmesi hususu özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği ve mahkemece bu hususta bilirkişi görüşüne başvurulduğu, raporun yetersiz kabul edilmesi halinde HMK’nın 281.maddesi gereğince yeniden inceleme yaptırılması ya da ek görüş alınması mümkün olduğu halde mahkemece bu hususunun hukuki değerlendirme kapsamında kaldığından bahisle yazılı şekilde 14 nolu tasarım yönünden davanın reddi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 4,05 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 10.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.