YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/881
KARAR NO : 2013/19518
KARAR TARİHİ : 04.11.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Seydişehir Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/11/2012 tarih ve 2009/171-2012/561 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin müvekkiline bağlı ortaklık olarak faaliyette bulunduğunu, davaya konu işlemin gerçekleştiği dönemde yürürlükte olan ihale yönetmeliği uyarınca bağlı ortaklıkların satın alma işlemlerinin nam ve hesaplarına davacı tarafından gerçekleştirileceğini, bu kapsamda davalının müvekkiline vekaletname verdiğini ve davalı adına 2000 yılı ihtiyacı için Çin’den 13.000 ton kömür alındığını, Emco Deniz. Ltd. ile kömürün taşınması için 16.05.2000 tarihinde sözleşme imzalandığını, ilk parti yükün taşınması sırasında yükün konduğu torbaların bir kısmının yırtılması sonucu torbaların parçalanarak yüke karıştığını, yüke karışan torba parçaları davalı yanca hizmet satın alma yolu ile temizlendiğini, bu gidere karşılık Emco Denizcilik şirketi tarafından muhatabı davalı olan iki adet banka teminat mektubunun davalı tarafça nakde çevrildiğini, temizleme giderlerinin bu şekilde karşılandığını, ancak Emco Denizcilik tarafından teminat mektuplarının haksız yere nakde çevrildiği iddiası ile müvekkili aleyhine dava açıldığını, 14.06.2006 tarihli karar ile taşıyıcının kusuru olmaması nedeni ile davanın kısmen kabul edildiğini, müvekkilince temyizi üzerine kararın kısmen bozulduğu ve 25.02.2009 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, bu kararın temyiz aşamasında olduğunu, 01.04.2009 tarihinde ise icra dosyasına müvekkilince ödeme yapıldığını, müvekkilinin taşıma işinde temsilci sıfatıyla hareket ettiğini, taraflar arasında vekalet ilişkisi bulunduğunu, 3. kişiye ödenen bu bedelden davalının sebepsiz zengişleşme hükümleri uyarınca sorumlu olduğunu ileri sürerek, 103.248,85 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun 13.08.2003 tarihli kararı ile davacıya olan borçları arındırıldıktan sonra müvekkil şirketin özelleştirme kapsamına alınmasına karar verildiğini, özelleştirme gerçekleştirilmeden davacıya olan borçların sıfırlandığını, borcun 2001 yılında doğduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun 13.08.2003 tarihli kararı ile davalı şirketin borçlarından arındırıldıktan sonra özelleştirilmesine karar verildiği, borç kalemleri arasında ayrım yapılmadığı, davacının işbu borçtan haberdar olmasına rağmen arındırılma işleminden istisna tutulmasının istenmediği, dava konusu alacağın davacı tarafından ödenmesi gerektiği hususu mahkeme kararı ile 2006 yılında tespit edilmiş olsa da borç 13.08.2003 tarihinden önceki bir tarihte doğduğu, söz konusu borç mahsuplaşmaya konu meblağın içinde yer almasa da Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı’nın l. maddesinde yer alan “borçlarından arındırıldıktan sonra” ifadesinin Eti Alüminyum A.Ş.’nin Eti Holding A.Ş.’ye olan 13.08.2003 tarihinden önceki tüm borçları kapsadığı şeklinde yorumlanması gerektiği düşünüldüğünden 13.08.2003 tarihinden önce doğmuş olan kesin teminatın paraya çevrilmesinden doğan dava dışı şirketin alacağı mahsuplaşma dönemi içinde kaldığı ve davanın hukuki dayanağının bulunmadığı, gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, Harçlar Kanunu uyarınca davanın reddedilmesi durumunda davacıdan maktu harç alınması gerektiği halde, nispi harca hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK 438/7 madde uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının HÜKÜM bölümünün 2. fıkrasının çıkartılarak yerine ” Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 21,15 TL’den peşin olarak yatırılan 1.393,90 TL’nin mahsubu ile bakiye 1.372,75 TL’nin davacıya iadesine ” ibareleri eklenerek bu şekli ile davacı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.