Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/8963 E. 2013/22474 K. 10.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8963
KARAR NO : 2013/22474
KARAR TARİHİ : 10.12.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Uşak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.02.2013 tarih ve 2012/181-2013/47 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin icra dosyasından satın almış olduğu aracın tescilini kendi üzerine yaptırmak için 01.06.2010 tarihinde aracın ruhsat ve plakasını İstanbul’daki trafik takip bürosuna göndermek üzere davalı şirket Uşak Şubesi’ne teslim edildiğini, ancak kargonun kaybolduğunu, müvekkilinin yeniden aynı belgeleri temin ederek gecikmeli olarak aracın kaydını üzerine alabildiğini, maddi ve manevi zarara uğradığını belirterek 10.000,00 TL maddi tazminat ile 5.000,00 TL manevi tazminatın 01.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımı süresi içinde açılmadığını belirterek usul ve esas yönünden davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacak davalarında zaman aşımı süresinin 1 yıl olduğu, davaya konu taşıma belgelerinin davalı şirket şubesine 01.06.2010 tarihinde teslim edildiği, davanın ise 11.05.2012 tarihinde açıldığını, davalının ağır kusuru bulunduğu veya davalı şirketin hile yoluna başvurduğunun kabul edilemeyeceği, davacının eşyayı teslim ederken herhangi bir değer de belirtmediği gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı gönderici tarafından taşıyıcıya teslim edilen eşyanın gönderilene teslim edilmemesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalının zamanaşımı def’inde bulunması nedeniyle TTK’nın 767/1’nci maddesi uyarınca davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Ancak, anılan maddenin ilk fıkrasında taşıma sözleşmesinden kaynaklanan bütün alacakların bir yıllık zamanaşımına tabi olduğu belirtilmişse de, aynı maddenin beşinci fıkrasında bu sürenin uygulanmayacağı haller sayılmış olup, bunların arasında taşıyıcının hile veya ağır
kusurundan dolayı malın zayi olması hali de bulunmaktadır. Bu itibarla, davacının, teslimde bulunmasına rağmen taşıyıcının özensiz ve kusurlu davranışı sonucu teslime konu malın kaybedildiği yönündeki iddiası ve bu kaybın davalı tarafça makul bir izahının yapılmadığının anlaşılmasına göre, malın kaybolma halinin TTK’nın 767/5. maddesi kapsamında ağır kusur teşkil ettiğinin kabulü ile zamanaşımı süresinin buna göre değerlendirilmesi gerekirken, davanın 1 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğundan bahisle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 10.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.