YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/923
KARAR NO : 2013/18109
KARAR TARİHİ : 11.10.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Fethiye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/06/2012 tarih ve 2001/723-2012/417 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı banka ile kredi sözleşmesi imzaladıktan sonra kredinin kullanılacağı iş gerçekleşmeyince davalı bankanın Fethiye Şubesi müdür yardımcısına talimat vererek kredinin iadesi ile hesabın kapatılmasını istediğini, fakat görevlinin bu krediyi 3.kişilere kullandırdığını ve uzun süre bunu gizlediğini, bu durumun ortaya çıkmasından sonra yapılan suç duyurusunu takiben Fethiye Asliye Ceza Mahkemesinin 1997/1391 E. sayılı dosyası ile mahkum olup verilen kararın Yargıtay’ca onandığını, ancak dava konusu kredi nedeniyle takip alacaklısı tarafından ipotekli gayrimenkulüne 2.500,00 TL (2.500.000.000) TL’lik haciz konulduğunu, haczin kaldırılması için bankalardan %40 faizli teminat mektubu alınarak satışın durdurulduğunu, ihtar göndermesine rağmen davalı banka tarafından başlatılan haksız takipler ve haciz sebebiyle toplam 5.000,00 TL (5.000,000,000) TL ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek, 5.000,00 TL (5.000.000.000) TL maddi, haksız takip nedeni ile iş hayatının ve şahsının olumsuz etkilenmesine bağlı olarak 10.000,00 TL (10.000,000,000) TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, İstanbul 5.Asliye Ticaret Mahkemesi’ndeki menfi tespit davası davacı lehine sonuçlanıp alacağını faizi ile birlikte aldığından maddi tazminat davasının konusuz kaldığı, davacının aleyhine başlatılan haksız takipler nedeniyle manevi zarara uğradığının tanık ifadeleri ile sabit olduğu, ayrıca bu takipler nedeniyle borçlu olmadığının da anlaşıldığı gerekçesiyle davacının maddi tazminat talebi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 2.500,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı banka vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili ve davalı banka vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekili ve davalı banka vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 112,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı banka’dan alınmasına, istek halinde aşağıda yazılı 12,85 TL harcın temyiz eden davacı’ya iadesine, 11.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.