Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/10145 E. 2014/15057 K. 02.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10145
KARAR NO : 2014/15057
KARAR TARİHİ : 02.10.2014

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/03/2013 gün ve 2012/207-2013/305 sayılı kararı bozan Daire’nin 31.01.2014 gün ve 2013/10821-2014/1745 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı, davalı şirketi, üç ortaklı olarak kurduklarını, daha sonra ortaklardan birinin ortaklık hissesini devretmesi sonucu şirketin 2 ortaklı hale dönüştüğünü, şirketin idaresi ve temsilinin şirket ana sözleşmesine göre, 20 yıl süre ile şirketin kurucu ortakları olan %10 hisse ile kendisine, %90 hisse oranı ile davalı …’a müdür ataması yapılarak bırakıldığını, 14.11.2011 tarihinde ortaklar kurulu kararı ile … tarafından, kendisinin şirket müdürlüğüne son verildiğine dair karar alındığını, istifa beyanının olmadığını, şirket müdürlüğünden çıkarılmasına ilişkin ortaklar kurulu kararının kanun ve şirket ana sözleşmesi maddeleri gereği mümkün olmadığını ileri sürerek, alınan bu kararın yokluk ve butlan ile hükümsüz olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile müvekkili …’ın, şirkette münferiden temsil yetkisine sahip bulunduklarını, bununla birlikte fiilen şirketin yönetim ve temsili ile rutin iş ve işlemlerini, eğitim ve uzmanlık alanı olması itibariyle davacının tek başına yürüttüğünü, şirketi açıkça zarara uğrattığının tespit edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davacının ortaklık sözleşmesiyle şirkete müdür olarak atandığı, TTK’nın 543/1. maddesi hükmünün (yeni 630. md.) yollaması ile dava konusu olaya uygulanması gereken aynı Yasa’nın 161. maddesi (yeni 210. md.) hükmü uyarınca, ana sözleşme ile atanan müdürlerin bu sözleşmede belirlenen sürenin bitmesinden önce ortaklar kurulu kararı ile müdürlükten azillerinin mümkün olmadığı, mahkemeye başvurarak haklı sebeplere dayanarak şirket müdürlüğünden azlinin talep edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar davalılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 31/01/2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 02.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.