YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10228
KARAR NO : 2014/16837
KARAR TARİHİ : 05.11.2014
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/03/2014 tarih ve 2013/287-2014/63 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının 16, 18, 20, 24, 25, 26, 28, 35, 38, 41. sınıf hizmetler yönünden “…” ibareli markanın tescili istemiyle yaptıkları başvuruya da adışı şirket tarafından yapılan itirazın YİDK tarafından reddedildiğini ancak YİDK’nın aynı kararla başvurularının 556 Sayılı KHK’nın 7/1 (a) ve 5 maddeleri uyarınca reddedildiğini, oysa davaya konu marka başvurusunun marka olabilcek vasıfta bulunduğunu ileri sürerek TPE YİDK kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, YİDK kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı başvurusuna konu “….” ibaresinin, toplumun belirli bir kesimini, hoşa gitmeyen kararları protesto etmeye ve otoriteye başkaldırmaya çağıran “…” niteliğinde olduğu, kural olarak “…” marka olabilmesine bir engel bulunmamakla birlikte, her sloganın marka olabileceğinin kabul edilemeyeceği, davaya konu ibarenin tescil ettirilmek istenen mal ve hizmetler yönünden, işletmesel köken bir ibare olmadığı, 41.sınıfta yer alan eğitim öğretim hizmetlerinde bu ibareyi gören kişilerde bu ibarenin protestoya çağrı olarak algılanacağı, sunulmak istenilen hizmetin markası olarak algılanmayacağı, tescil ettirilmek istenilen diğer mal ve hizmetler yönünden de her hangi bir marka algısı yaratmayacağı, yani bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini diğer teşebbüslerin mal ve hizmetlerinden ayırt etmeye elverişli olmadığı, ibarenin aynı zamanda KHK’nın 7/1 (k) anlamında “kamu düzenine aykırı” özellik de içerdiği, bu sebeple de marka olarak tescilinin mümkün olmadığı, başvurunun reddine dair TPE YİDK kararının doğru olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 05.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.