YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10235
KARAR NO : 2014/17936
KARAR TARİHİ : 19.11.2014
MAHKEMESİ : İZMİR(KAPATILAN) 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/03/2014
NUMARASI : 2013/59-2014/35
Taraflar arasında görülen davada İzmir(Kapatılan) 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/03/2014 tarih ve 2013/59-2014/35 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı F.. K..’ın maliki olduğu Çamlıca teknesi kaptanı C. A..’ın acil yardım talebi üzerine tekneye kurtarma hizmeti verdiğini, kurtarma işleminden sonra teknenin Çeşme Marina’ya getirildiğini, burada iki dalgıcın tekneyi lifte almasının sağladıklarını, bu iş için davalıdan 20.000,00 TL kurtarma bedeli talep edildiğini, davalının maliki olduğu teknenin kaptanının bunu kabul ettiğini, bedel ödenmediği için icra takibine girişildiğini, ancak davalının bedeli fazla bularak itiraz ettiğini, oysa rüzgarlı ve dalgalı bir denizde o mesafedeki kurtarma ve çekme riskinin yüksek olduğunu, bu ücretin fazla olmadığını, müvekkilinin 2 ton mazot tükettiğini, dalgıç ve kaptana yaptığı masrafları kendisinin karşıladığını ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının iddiasının doğru olmadığını, müvekkilinin Çamlıca isimli tekneyi olaydan önce 17.08.2012 tarihinde C. A..’a sattığını ve zilyedinin devredildiğini, bu yüzden bu hasar ve zarardan C. A..’ın sorumlu olduğunu, sözleşmenin de C. A.. ile yapıldığını, davacının iddialarının aksine tutanağın tarafı ve borcun sorumlusunun müvekkilinin olmadığını, TTK m.1301 hükmüne göre bu miktarın indirilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; teknenin satışına dair yapılan sözleşmenin yazılı yapılsa da noter onayını taşımadığı bu nedenle geçersiz olduğu, teknenin malikinin halen davalı olduğu, TTK 1109 maddesi gereği kaptanın donatan adına işlem yapıp donatanı borç altına sokabileceği, davacının verdiği kurtarma hizmeti nedeniyle ücrete hak kazandığı, kararlaştırılan 20.000,00 TL’nin fahiş ve orantısız olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının davalı F.. K.. aleyhine İzmir 13. İcra Müdürlüğü’nün 2012/13568 E. sayılı dosyası ile yapmış olduğu takibe itirazın kısmen iptali ile takibin 20.000,00 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile devamına, İşlemiş faiz talebinin reddine, alacak likit ve itiraz haksız olmakla % 20 icra inkar tazminatı tutarı olan 4.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, kurtarma yardım ücretinin tahsili için donatan aleyhine yapılan icra takibine veki itirazın iptali istemine ilişkin olup, davalı, gemisini sattığını ve bu nedenle donatan sıfatını taşımadığını, kendisine husumet yöneltilemeyeceğini savunmuştur.
Mahkemece, 6102 sayılı TTK’nın 1001. maddesi gereğince gemi siciline kayıtlı gemilerin mülkiyetinin devrine ilişkin anlaşmaların yazılı şekilde yapılması ve imzaların noterce onaylı olması gerektiği ve bu sebeple şekil şartı eksikliği nedeniyle davalının yaptığı satış işleminin geçersiz olduğu kabul edilmiş ise de; söz konusu Yasa maddesinde öngörülen şekil şartı gemi sicilene kayıtlı olan gemi devri için öngörülmüş olup, mahkemece alınan 02.12.2013 tarihli bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere kurtarma yardımı hizmeti alan “Çamlıca” adlı gemi, gemi siciline kayıtlı olmayıp bağlama kütüğüne kayıtlıdır. TTK 996. ve 997. maddeleri gereğince, Türk Gemi Siciline kayıtlı olmayan Türk gemileri üzerindeki mülkiyet ve sınırlı ayni haklar hakkında ise Türk Medeni Kanunu’nun taşınırlara ilişkin hükümleri uygulanır. O halde mahkemece, geminin gemi siciline kayıtlı olmayıp, bağlama kütüğüne kayıtlı olduğu gözden kaçırılılarak resmi şekil şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle gemi satış akdinin geçersiz olduğu yönünde karar verilerek davalı aleyhine hüküm kurulması doğru olmamıştır. Bu durumda, tarafların ibraz ettiği deliller incelenmek suretiyle gemi malikinin kim olduğu ve bu suretle kurtarma yardımı ücretinin sorumluluğunun kime ait olduğunun tespiti ile oluşacak sonuç çerçevesinde karar vermek gerekirken, eksik inceleme neticesinde yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.