YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10245
KARAR NO : 2014/17198
KARAR TARİHİ : 10.11.2014
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada…. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/03/2014 tarih ve 2013/78-2014/49 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 2010/61583 sayılı ve “…” unsurlu marka başvurusuna, müvekkilinin tanınmış “…” unsurlu markalarını mesnet göstererek yaptığı itirazın, TPE YİDK’nun 2013-M-656 sayılı kararıyla reddedildiğini, “…” markasının 1989 yılından beri tescilli olduğunu, dava konusu markanın müvekkil markasıyla benzer ve tescil kapsamı malların da aynı olduğunu ileri sürerek, YİDK kararının iptaline, marka tescil edilmiş ise markanın hükümsüz sayılmasına ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, iptali istenen YİDK kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkil şirketin dünya çapında ayakkabı ve lüks deri ürünler üreten bir firma olduğunu, müvekkilinin 03 ve 09. sınıf mallarda bu markayı uzun yıllar kullandığını, müvekkilinin yenileme süresi geçtiği için hükümden düşen “…” unsurlu markasının bulunduğunu, markaların benzer olmadığını, davacı markasının tanınmış marka olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tescil kapsamları tamamen aynı olsa da, kısa harfli markalarının koruma düzeyinin düşük olduğu da dikkate alınarak, dava konusu markalar arasında bütüncül ve genel intiba yönünden KHK’nın 8/1 (b) m. anlamında karıştırma ihtimali doğuracak ölçüde bir benzerliğin bulunmadığı, davacının delillerinin tanınmışlık kriteri yönünden yeterli olmadığı, başvurunun reddine dair TPE YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve markayı oluşturan işaretlerin tertip tarzı ile esaslı unsurları bakımından bir bütün olarak iltibas tehlikesine yol açacak derece benzer olmadıklarının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 10.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.