Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/10246 E. 2014/17346 K. 11.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10246
KARAR NO : 2014/17346
KARAR TARİHİ : 11.11.2014

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/03/2014 tarih ve 2013/45-2014/55 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin ”…” unsurlu marka başvurularına, davalının 2007/00961 sayılı ”…” ibareli markasını mesnet göstererek yaptığı itirazın, bir kısım marka başvuruları yönünden tamamen, bir kısım marka başvuruları yönünde ise kısmen kabul edildiğini, karara karşı müvekkili tarafından itiraz edilmiş ise de, itirazların nihai olarak YİDK kararı ile reddedildiğini, ret gerekçesi marka ile müvekkili marka başvurularının benzer olmayıp, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, müvekkilinin ”Bank Asya”, ”…”, ”…” ibareli markalarının tanınmış olduğunu ve tescile konu markaların seri marka niteliğinde bulunduğunu belirterek YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve toplanan delillere göre, tescil kapsamından çıkarılan malların tamamının davalı şirket markası kapsamında yer aldığı, taraf markaları arasında benzerlik bulunduğu, benzerliğin 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma ihtimaline yol açacak düzeyde olduğu, davacının dava konusu marka başvurularının en eskisinin 25.11.2009 başvuru tarihli olduğu, davacının dayandığı önceki 09. sınıftaki markaların ilk tescil tarihinin 29.07.2008 olduğu, bu markaların başvuru ve YİDK karar tarihleri itibariyle 556 sayılı KHK’nın 8/1, 42/1-b maddeleri uyarınca hükümsüzlük tehdidi altında bulunduğu, seri marka oluşturmak bakımından önceki markaların uzun süredir ve tartışmasız bir şekilde kullanılıyor olması şartının gerçekleşmediği, davacının 1 yıldır tescilli olan önceki markalarının önceye dayalı müktesep hak sağlamasının mümkün olmadığı, öte yandan markalara konu işaretlerin de asıl unsurlar yönünden farklılıklar içerdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 11/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.