Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/10291 E. 2014/17938 K. 19.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10291
KARAR NO : 2014/17938
KARAR TARİHİ : 19.11.2014

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada… Sulh Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 13/03/2014 tarih ve 2013/688-2014/140 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekili, müvekkili ile davalı arasında eşya taşıma hususunda anlaştıklarını ve taşıma karşılığı 22.09.2010 tarihinde 800,00 Euro’luk 30.06.2010 tarihinde 2.764,00 Euro’luk navlun ücreti ve gümrük masrafı için iki adet fatura düzenlendiğini, fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için icra takibi yapıldığını, davalının 5.430,00 TL ödediğini, kalan kısım için itirazda bulunduğunu, bakiyenin ödenmemesinin nedeni olarak taşınan zati eşyanın C-2 belgesini haiz taşıma esnasında C-3 taşıma belgesi ile taşınmaması dolayısıyla davalının 1.533,00 TL para cezası ödemek zorunda kaldığını belirterek, eksik ödemede bulunduğunu belirttiğini, çekişmenin bu husustan kaynaklandığını, faturaların tebliğ edilmesi dolayısıyla temerrüde düştüğünü alacağın tahsili için icra takibi yapıldığını, borçlunun takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına, takip konusu alacağın % 40’dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, davacı ile yurt dışından gelecek 90 M3’lük eşya taşıması hususunda anlaştıklarını ve bedelinin 3.600,00 Euro olacağının belirlendiğini, davacının 85 M3’lük bir araçla ve geriye kalan 5 m3 eşyayı başka bir araçla taşımasından ve ayrı ayrı fatura tanzim etmesinden, taşımanın C-3 belgesini haiz olmayan bir kamyon-tır tarafından yapılması dolayısıyla da 1.533,00 TL para cezasını ödemek zorunda kaldıklarını savunarak davanın reddini, ödemiş oldukları 1.533,00 TL’nun davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamı sonrası yapılan değerlendirmeye göre; davacı ve davalı arasında taşıma sözleşmesi yapıldığı, 90 m3 ev eşyasının İsviçre’den Türkiye’ye taşınması için 3.600 Euro bedelle anlaştıkları bu konuda itilaf bulunmadığı, davacı firma tarafından taşıma işinin gerçekleştirilmesi için taraflar arasındaki elektronik posta yolu ile yapılan yazışmalardan davalı ev eşyasının 98 m3 olduğu kapalı kasa tek araca yüklenmesinin mümkün olmadığı, zati ev eşyası dışında 1 porshe ve 1 motosiklet olduğu, kapalı kasa araç hacminin 85 m3 olduğunun bildirildiği karşı tarafça kabul edildiği kalan eşya için ayrı navlun …/…
ücretinin bildirilmesinin istendiği ve davacı tarafından ilave 800 Euro ücret bildirildiği ve davalı tarafından kabul edildiği, dolayısıyla davacı şirket tarafından düzenlenen faturalarda belirtilen miktarların yerinde olduğu, davalı tarafça yapılan ödeme düşüldükten sonra kalan borç miktarından davalının sorumlu olduğu, davacı tarafından düzenlenen faturaların yurt içi kargo ile davalıya gönderildiği ancak itirazın olmadığı ve iade fatura düzenlemediği, dolayısıyla davalının itiraz ettiği 800 Euro karşılığı davacıya 1.779,60 TL borçlu olduğu ve asıl alacak miktarından 1.533,00 TL para cezasının düşümünün yerinde olmadığı davalının toplam 3.312,60 TL borçlu olduğu,bu nedenle davalı borçlunun itirazının haksız olduğu gerekçesiyle davacının davasının kabulü ile davalı borçlunun Beyoğlu 2. İcra Müdürlüğünün (Yeni İstanbul 35. İM.) 2011/8496 takip sayılı dosyasına kısmı itirazın iptaline, takibin devamına, davacının tazminata ilişkin isteminin reddine, karşı davacının davasının sübuta ermediğinden reddine karar verilmiştir.
Davayı, davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- HUMK’un 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 1.000,00 TL’yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesindir. Bu miktar, karar tarihi olan 13.03.2014 tarihi itibariyle 1.890,00 TL’dir. Mahkemece, birleşen davanın reddine karar verilmiş, kararı süresinde karşı davacı-davalı vekili temyiz etmiştir. Ancak davaya konu alacak miktarı 1533,00 TL olup yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kaldığından karşı davacı-davalı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Asıl davada verilen hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, karşı davacı-davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle karşı davacı- davalı vekilinin temyiz isteminin HUMK’un 432/4. maddesi hükmü uyarınca REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hümkün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 19.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.