YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10332
KARAR NO : 2014/16600
KARAR TARİHİ : 03.11.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Hasımsız olarak görülen davada …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/04/2014 tarih ve 2013/444-2014/99 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, 30/09/2013 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayında müvekkili şirkete ait 2011 -2012 yıllarına ait tüm faturaların, yevmiye, kebir ve envanter defterlerinin, tahsilat makbuzları ve evraklarının çalındığını ileri sürerek zayi ve kayıp olduklarına dair belge verilmesi talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davanın, 6102 sayılı Kanun’un 82/7. maddesi gereğince açılan zayi belgesi verilmesi talebine ilişkin olduğu, davacının anılan yasa maddesinden yararlanabilmesi için bir taraftan defterlerin ve belgelerin korunması amacı ile gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunması, diğer taraftan da ziyaa uğramanın onun iradesi dışında bir neden ile meydana gelmiş olması gerektiği, istem sahibinin defter ve belgelerin kaybolmasına neden olan olayın gerçekleştiğini her türlü delil ile kanıtlayabileceği, ancak burada dikkat edilecek hususun, bu istemin vergi dairesi veya Sosyal Sigortalar Kurumu gibi defterler üzerinde inceleme yapma yetkisi olan resmi kurumların denetiminden kaçmak amacı ile yapılmasına imkan vermemek olduğu, davacının, defter ve belgeleri evinde muhafaza ettiği sırada hırsızlık olayı nedeni ile çalındığını iddia ederek mücbir nedenden yararlanmak istediği, hırsızlık olaylarının çok yoğun olduğu büyük kentlerde davacının 10 yıl saklamak zorunda olduğu, ticari defter ve belgelerini kasa ve buna benzer sağlam yerlerde muhafaza etmesi gerekirken, nedeni ne olursa olsun defter ve belgelerin güvenli bir yerde bulundurulmamasının davacının özen görevini yerine getirmediğini gösterdiği, öte yandan hırsızın, kendi açısından ekonomik değeri yok denecek düzeydeki defter, fatura ve belgeleri çalmasının düşünülmesi, yaşamın olağan akışına ve gerçeklerine ters düşer nitelikte olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı temyiz etmiştir.
Davacı 14/04/2014 tarihli dilekçe ile kararı temyiz etmiş, ancak temyiz harç ve giderlerinin yatırılmadığının anlaşılması üzerine mahkemece HUMK’nın 434/3. maddesi uyarınca davacıya muhtıra gönderilmiş ise de, muhtırada 7 günlük kesin süre verilmemesi nedeniyle muhtıra sonuç doğurmayacağından, davacının temyiz harç ve giderlerini yatırması nedeniyle temyiz isteminin incelenmesine geçilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacının tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacının bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 03/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.