YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10351
KARAR NO : 2015/6786
KARAR TARİHİ : 12.05.2015
MAHKEMESİ : ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/03/2013 tarih ve 2011/383-2013/66 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 12/05/2015 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. …. ile davalı vekili Av. …. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirketin ortağı olduklarını, 20.06.2011 tarihli olağanüstü genel kurulda şirkete özel denetçi atanmasına ve sermayenin artırılmasına karar verildiğini, denetçi olarak yönetim kurulu üyesinin teklif ettiği şahsın seçildiğini, bu kişinin bağımsız olamayacağını, sermaye artırılmasının haklı nedene dayanmadığını, davacıları zarara uğratmak amacıyla yapıldığını, alınan kararların yasaya, ana sözleşmeye ve afaki iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu savunarak, genel kurulun 3 ve 4 nolu kararlarının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, alınan kararların yasalara uygun olduğunu, sermaye artırım kararının her zaman alınabileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, genel kurulda seçilen denetçinin hangi konuları araştıracağının belirtilmediği, denetçinin yönetim kurulu üyeleri ve çoğunluk pay sahiplerinin etkisi altında kalmayan bağımsız kişi olması gerektiği, 6762 Sayılı TTK’nın 348. maddesindeki şartların yerine getirilmediği, sermaye artırımının şirketin ihtiyacı nedeniyle alınmadığı, davacılara zarar verme kastıyla hareket edildiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, genel kurulun 3 ve 4 nolu maddelerinin iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, anonim şirket genel kurulunun iptaline ilişkin olup, mahkemece özel denetçiliğe yönetim kurulu üyesinin teklif ettiği kişinin atandığı, denetçinin bağımsız olması gerektiği, sermaye artırımının şirketin ihtiyacı için artırılmadığı, davacılara zarar verme kastıyla kararın alındığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa, davalı taraf bilirkişi raporuna karşı beyanında şirketin ortaklara borçlarının olduğunu, haklarında icra takibi yapmaları ve ihtarname göndermeleri nedeniyle yüksek miktarda ödeme yaptıklarını belirtip, icra tahsilat makbuzları ve banka dekontları ibraz ettiği ve şirketin sermaye artırımının haklı nedene dayandığını belirttiği halde, mahkemece davalının bu ciddi itirazları üzerinde durulmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi, 6768 Sayılı TTK’nın 348. maddesi uyarınca özel denetçi atanması hususu genel kurulun takdirinde olup, denetçiliğe yönetim kurulu üyeleri veya ortaklar tarafından teklif edilen kişinin atanıp atanmamasının da dava konusu olayda bir önemi bulunmamaktadır.
Bu itibarla, mahkemece bilirkişilerden ek rapor alınarak, davalı tarafın bilirkişi raporuna itiraz dilekçesine eklediği ödeme belgeleri nazara alınarak, davalı şirketin sermaye artırımının haklı bir nedene dayanıp dayanmadığı, objektif iyiniyet kurallarına aykırılık bulunup bulunmadığı incelenerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün anılan taraf yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.