Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/10402 E. 2014/16926 K. 05.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10402
KARAR NO : 2014/16926
KARAR TARİHİ : 05.11.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/02/2014
NUMARASI : 2012/119-2014/51

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/02/2014 tarih ve 2012/119-2014/51 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin kefalet sözleşmesinden kaynaklan borcu sebebiyle emekli maaşına haciz işlemi uygulandığını, 506 Sayılı kanunun 121.maddesine göre, SSK’dan aldığı emekli maaşına haciz konulamayacağını ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 13.100,00 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; davacının vefatı üzerine davaya mirasçıları tarafından devam edilmiştir.
Davalı vekili, borcun kaynağının kefalet değil, kredi kartı sözleşmesi olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının kredi kartı borcunu ödememesi üzerine hakkında icra takibine geçildiği, 2005 yılı Şubat ayından itibaren emekli maaşından her ay için değişen miktarlarda kesinti yapıldığı, kesintinin 506 sayılı Kanun’un 121.maddesinde yapılan değişiklik ile 506 sayılı Kanun’un 80.maddesine aykırı olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 12.103,00 TL’nin dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı banka vekili temyiz etmiştir.
Dava, emekli maaşından kesilen paranın istirdatı istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı talebini 5510 sayılı Yasa’nın 93. maddesine dayandırmıştır. İlgili düzenleme kapsamında borçlunun muvafakatı bulunmaması halinde icra müdürleri tarafından maaştan haciz yapılamayacağı belirtilmiş olup, somut olayda davacı emekli maaşından 09.08.2005-23.12.2011 tarihleri arasında toplam 12.103,00 TL kesinti yapıldığı halde bu kesintilere bu süre zarfında karşı çıkmamış, kredi borcu tamamen ödendikten sonra işbu davayı açmıştır. Bu durumda, altı yıl süre ile emekli maaşından yapılan kesintiye karşı çıkmayan davacının kesinti yapılması konusunda zımni muvafakatı bulunduğu, ayrıca davacının borcu olan bir parayı maaşından kesinti yapılarak ödediği, buna göre istirdat davası açmasının mümkün bulunmadığı gözönünde
bulundurularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davalı banka yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı bankaya iadesine, 05/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.