YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10441
KARAR NO : 2014/17443
KARAR TARİHİ : 12.11.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada…. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11/03/2014 tarih ve 2014/15-2014/52 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı …’ün Türkiye ve Almanya’da bir çok şirket kurduğunu, özellikle Almanya’da kurduğu şirketler vasıtasıyla talep edildiği an geri ödeneceği ve karşılığında yüksek faiz verileceği garantileriyle bu ülkede çalışan kişilerden para topladığını, müvekkilinden de aynı şekilde para tahsil edildiğini, karşılığında sözleşmenin feshini bildirir “…” başlıklı belge verdiğini, talep edilmesine rağmen parasının iade edilmediğini, davalı gerçek kişinin SPK mevzuatına aykırı davranışları nedeniyle mahkum edildiğini, ayrıca yurt dışında kurduğu şirketler vasıtasıyla para toplaması ve bu parayı davalı şirkete aktarması nedeniyle hakkında dolandırıcılık suçundan ceza davası açıldığını, … GmbH ile … A.G’nin iflas ederek Almanya’daki ticaret sicilinden kayıtlarının silindiğinin ortaya çıktığını, müvekkilinin bu şirketlere başvurma şansının olmadığını, davalı gerçek kişi tarafından yurt dışında kurulan şirketlerin içlerinin boşaltılarak diğer davalı şirkete aktarıldığını, müvekkilinin iradesinin sakatlandığını, davalıların fiillerinin TTK, SPK, BK ve Bankalar Kanunu hükümlerine aykırı bulunduğunu ileri sürerek, kurulan ilişkinin hükümsüzlüğüne ve 20.000 DM karşılığı 20.802,43 TL’nin en yüksek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, husumetin… İnternational Marketing and Trading GMBH’ye yöneltilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilleri ile davacı arasında bir ilişkinin bulunmadığını, davacının yurt dışındaki şirkete ortak olup olmadığının belli olmadığını, ortak olması halinde ise davacının kâr ve zarar ortaklığına bilerek katıldığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı lehine ortaklık sertifikası ve tahsilat makbuzunu düzenleyen dava dışı… AG. ile davalı şirketin … Şirketler topluluğuna dahil şirketler olduğu, gerek benzer nitelikteki davalarda verilen kararlar, Yargıtay ilamları, bilirkişi raporları, gerekse de mahkemede görülen benzer nitelikteki dosyalara sunulan raporlar, ibraz edilen 22.02.1999 tarihli ödeme dekontu, 18.02.1999 tarihli kâr payı dağıtım puan çizelgesi, ortaklık sözleşmesi ve
eklerine göre, davacının… GmbH adındaki şirkete para vermesi ve paranın kabul edilmesi sureti ile sessiz ortaklık ilişkisinin kurulduğu, sessiz ortağın dışta ortak kabul edilmese bile iç ilişkide ortaklar hakkındaki hükümlere tabi olacağından sözleşmeye göre verdiği paranın talebi halinde kâr payı ile iade edileceğinin tarafların kabulünde olmasına rağmen davacının sessiz ortak yapıldığı yurt dışı şirketin iflas etmesi ve tasfiyenin tamamlanmasına karşılık kar payı bir yana parasını alamadığı, yatırılan paralara dair belgelerin birbirini teyit eder ve davacının iddiasına uygun nitelikte bulunduğu,… A.G’nin anonim şirket niteliği taşıdığı, taraflar arasında sessiz ortaklık anlaşması bulunduğu, şirketin sessiz ortağına karşı güven ve sadakat borcu olduğu, dava konusu paranın transferinin borca aykırılık teşkil ettiği,… A.G’nin ortaklarından tahsil ettiği nakitleri… şirketler topluluğu ile davalı …’ün mal varlığına aktardığı, .. A.G’nin borcunu ödeyemeyeceğinin sabit olması karşısında anılan şirketin, davacıya olan borcundan dolayı, davacının, davalılara başvurmasının mümkün olduğu, davacının, sessiz ortağı olduğu şirketin topladığı paraların davalı şirkete aktarıldığı, davalı şirketin payı bulunmayan şirketlere kaynak sağladığı, böylece sessiz ortaklara paylarının geri verilmesinin engellendiği,… Holding ile davacının ortağı olduğu şirket arasında bir bağın var olduğu, o halde bu iki şirketin perdenin aralanması ilkesi uyarınca bir şirket olarak değerlendirilmesi gerektiği, davalıların, davacının zararından sorumlu bulundukları, zaten davacının, dava dışı şirkete hangi tarihte ve ne miktar ödeme yaptığının sabit olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 20.000.00 DM (10.225.84 Euro)’nun dava tarihindeki karşılığı 20.802,43 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.090,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenlerden alınmasına, 12.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.