YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10503
KARAR NO : 2015/7231
KARAR TARİHİ : 28.05.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17/04/2014 tarih ve 2013/192-2014/85 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 26/05/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan asıl-birleşen davada davacı … vekili Av. …, asıl ve birleşen davada davalı ….. vekilleri Av. … ile Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müflis şirket yönetiminin davalı …’ne, aralarında imzalanan 31/12/1985 tarihli hisse senetlerinin satış ve devir sözleşmesi ile borçlandığını, bu borcunun … tarafından sonradan imzalanan 16/09/1987 tarihli inşaat sözleşmesi ile bu banka nezdinde doğmuş ve doğacak alacaklarının bir bölümünün davalı bankaya temliki karşılığında taahhüt edildiğini, bu temlik ile taahhüdün anılan 31/12/1985 tarihli sözleşmede belirlenen borcun yine aynı sözleşme koşulları çerçevesinde itfa edilmesi ile sınırlı olduğunu, bu olgulara karşın davalı Banka’nın 31/12/1985 tarihli sözleşme gereğince alacağının tamamını tahsil ettiği halde, bu kez ….’den toplam 23.614.893,77 TL’yi sözleşme koşullarını lehine çarpıtmak yolu ile tahsil ettiğinin öğrenildiğini ileri sürerek fazlaya ait haklar saklı kalmak üzere şimdilik 100.000 TL’nin davalı bankanın fazla tahsilat yapmaya başladığı tarihlerden itibaren senet avansı kredilerine uygulanan temerrüt faizi üzerinden davalı bankadan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini 25.000.000 TL’na yükseltmiştir.
İşbu dava dosyası ile birleşen Ticaret Mahkemesi’nin 2006/365 esas dosyasında ise, davacı vekili, varlığı sonradan öğrenilen 801.674,37 TL alacağa mahsuben 100.000 TL’nin fazla tahsilat yapıldığı tarihten davalı bankadan senet avansı kredilerine uygulanan temerrüt faizi işletilmesi yolu ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili davanın reddini istemiştir.
Tasfiye Halinde … vekili asli müdahale dilekçesinde, müflis şirketin 31/12/1985 tarihli hisse senetlerinin devir ve satışı ile ilgili sözleşme uyarınca …na borçlu olduğunu, bu sözleşmeye göre …..’ne ait hisse senetlerinin satış bedelinin 46.200 TL olarak belirlendiğini, sözleşmenin imzalanmasıyla bu bedelin 1.000 TL’lik kısmının nakden ve defaten ödeneceğinin kararlaştırıldığını, müvekkili bankanın…’yla taraf olduğu tek sözleşmenin 16/09/1987 tarihli sözleşme olup, bunun inşaat sözleşmesi niteliğinde olduğunu, sözleşme kapsamında başlanan inşaatlardan elde edilen hasılat payının sözleşme hükümlerine göre paylaşıldığını, ancak inşaatların müteahhitler tarafından bitirilmemesinden dolayı alıcıların açtığı davalardan zarar gördüklerini, bankanın bunu finanse ederek satışa sunduğu bağımsız bölümler nedeniyle …’nın 16/09/1987 tarihli sözleşmeye dayanarak açtığı davalar ve icra takiplerinden bu bankaya 24.691.590,93 TL ödemek zorunda kaldıklarını bildirerek, bu miktarın ödeme tarihinden avans faizi ile birlikte …’ndan tahsiline karar verilmesi istenmiş, müflis …. yönünden ise 16/09/1987 tarihli sözleşme nedeniyle müvekkili bankadan alacaklı olmadıklarının tesbitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyalarak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı …’na asli müdahil tarafından 16.09.1987 tarihli sözleşme kapsamında fazla ödeme yapıldığı, asli müdahilin taleplerine yönelik olarak müflis şirket hakkında açılan kayıt kabul davasının derdest olduğu, …. aleyhine daha önceden açılan menfi tespit davasının reddedilerek kesinleştiği gerekçesiyle, asıl davada davanın kabulüne, 25.000.000 TL’nin faiziyle birlikte davalı bankadan tahsiline, birleşen davanın kabulüne, 100.000 TL’nin davalıdan tahsiline, asli müdahilin açtığı dava yönünden müflis şirket yönünden dava şartı yokluğundan usulden, davalı banka yönünden kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş bulunmasına göre, davacı müflis.. ve asli müdahil …vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı davalı … ile aralarında 31.12.1985 tarihli hisse devir sözleşmesi imzalandığını, bu borcun asli müdahil… tarafından imzalanan 16.09.1987 tarihli inşaat sözleşmesi ile müteahhit davacı payından % 6,42’lik kısmın …. tarafından davalı …’na hisse devri bedeli olarak ödenmesinin taaahüt edildiğini, ancak sözleşme hükümleri çarpıtılmak suretiyle fazladan ödeme yapıldığını ileri sürmüş, davalı taraf ise ….’nın ödemelerinde fazlalık bulunmadığını, belli bir döneme ilişkin olarak talep ettikleri payın mahkeme kararları ile kesinleştiğini, yine ….’nın açtığı menfi tespit davasının reddedildiğini savunmuş, mahkemenin daha önceden davanın kabulüne dair verdiği karar Dairemizce …. kayıtları, kuvvetli delil mahiyetindeki kesinleşen mahkeme ilamları, bu kararlara dayanak bilirkişi raporları incelenip neticesine göre bir karar verilmesi gerektiğine işaret olunarak bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra …. tarafından verilen cevap ve alınan bilirkişi raporunda davalının % 6,42’lik payına göre 11.028.525,12 TL alacağı bulunduğu, ….’nın 22.868.936,57 TL anapara ödemesi yaptığı, 11.840.411,45 TL fazla ödemede bulunulduğu, bu miktara göre de 24.181.742,39 TL faiz alacağı bulunduğu belirtilmiş, mahkemece asıl davada talep gibi 25.000.000 TL’na, birleşen davada ise 100.000 TL’na hükmedilmiştir. Oysa, davalı taraf …. tarafından ödenen miktarın tamamının anapara borcu olmadığını, % 6,42’lik payın geç ödenmesinden dolayı işlemiş faizlerin de içinde bulunduğunu, daha önceden …. hakkında açtıkları davada alınan ve kesinleşen ilamların dayanağı bilirkişi raporlarının nazara alınmadığını, ….’nın kendi iç yazışmalarında da fazla ödeme yapılmadığının belirtildiğini rapora karşı itirazlarında savunmuş, nitekim …….. arasındaki 28.05.2001 tarihli yazışmalarından yapılan ödemelerin önemli bir kısmının işlemiş faiz olarak ödendiği, yine … ile …. arasında kesinleşen kararlara ilişkin davalarda alınan bilirkişi raporlarında ödemelerin büyük kısmının geç ödemeden kaynaklı işlemiş faizden kaynaklandığı anlaşılmakta olup, daha önce ….’nın ….aleyhine açtığı menfi tespit davasının ve bu davada bilirkişi raporu ile davalıya fazla ödeme yapılmadığı yönündeki belirlemelerin de nazara alınmadığı böylece, Dairemizin bozma ilamına uyulduğu halde, bozma gereklerinin yerine getirilmediği sabittir.
Bu itibarla, mahkemece Dairemizin bozma ilamında belirtildiği üzere …. tarafından davalıya yapılan ödemelerin ne kadarlık kısmının anapara, ne kadarlık kısmının faiz ve diğer masraflardan kaynaklandığı kesinleşen mahkeme ilamları, icra dosyaları, ….’nın iç yazışmaları nazara alınıp belirlenerek, davalıya % 6,42’lik paya mukabil fazla ödeme yapılıp yapılmadığı denetime elverişli olacak şekilde tespit edilerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Öte yandan, kabule göre de davalının fazla ödeme yaptığı tutar olarak belirlenen miktara işlemiş faiz eklenip, belirlenen toplam tutara 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 104/son maddesinde düzenlenen ve emredici kural niteliğinde bulunan “Faize faiz yürütülmesi yasağı” ilkesine aykırı olarak tekrar faiz yürütülmesi de doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı ve asli müdahil …. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabülü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin asıl ve birleşen davada davacı-asli müdahale davasında davalı ve birleşen davada asli müdahil davacıdan alınarak davalı ….’ye verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 30,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl ve birleşen davada davacı-asli müdahale davasında davalı Müflis … …’ndan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden asıl, birleşen ve asli müdahale davasında davalı …ye iadesine, temyiz eden birleşen davada asli müdahil davacı …. harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına 28/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.