YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10617
KARAR NO : 2014/17775
KARAR TARİHİ : 17.11.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Hasımsız olarak görülen davada …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.03.2014 tarih ve 2013/59-2014/128 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin muhasebeciliğini yapan …’nin şirketi dolandırdığı anlaşılınca hakkında kamu davası açıldığını, şirkete ait defterlerin mahkeme kanalıyla muhasebeciden teslim alınabildiğini, ancak 2010 ve 2011 yılları defterlerinin bulunamadığını ileri sürerek anılan yıllara ait yevmiye defteri, envanter defteri ve defteri kebirin zayi olduğunun tespitini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin 2010 ve 2011 yılı muhasebe kayıtlarının bilgisayarda yer aldığının tespit edildiği, 2010 ve 2011 yıllarına ait yevmiye defterinin yazdırılarak rapora ve dosyaya eklendiği, TTK’nın 82/7. maddesinde ticari defter ve belgelerin yangın, doğal afet veya hırsızlık sebebi ile kaybı halinde zayi belgesi verilebileceğinin düzenlendiği, davacı şirketin 2010 ve 2011 yılı defter onaylarının yapıldığı, bir kısım ticari defterlerin yazdırılmadığının bilirkişi raporu ile tespit edildiği, mali müşavirin kayıtları usulsüz tutması, defterlerin mevcut, ancak boş olması nedeniyle zayi belgesi verilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 6102 sayılı TTK’nın 82/7’nci maddesinde öngörülen dava açma süresinin hak düşürücü süre niteliğinde olmasına ve somut olayda bu sürenin dava tarihi itibariyle geçmiş olduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacıdan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 17.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.