YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10619
KARAR NO : 2014/17246
KARAR TARİHİ : 10.11.2014
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/06/2013
NUMARASI : 2011/393-2013/297
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/06/2013 tarih ve 2011/393-2013/297 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 18.563 TL’nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonradava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl ve birleşen davada davacı vekili, müvekkilinin kataloğunda yer alan “FLOWER SALT SHAKER/ Çiçekli Tuzluk” ürününün patentini almak için TPE nezdinde başvuruda bulunduğunu, davalının anılan bu ürünü davacının izni olmaksızın tüketici nezdinde karışıklığa ve iltibasa meyden verecek şekilde taklit ederek piyasaya sunduğunu, davalının bu taklit ürüne “Bahar Tuzluk” ismini vererek adlarına tescil başvurusu yaptığını, müvekkilinin bu başvuruya itiraz ettiğini, davalının bu eyleminin haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, haksız rekabetin tespiti ile men’i, haksız rekabet nedeniyle müvekkilinin uğradığı zararların tazmini için 10.000 TL manevi tazminat ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 5.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, karşı davanın ise reddini istemiştir.
Davalı vekili, asıl ve birleşen davanın reddini istemiş, karşı davasında ise, davacının asıl davaya konu ettiği tuzluk tasarımının harcı alem olduğunu ileri sürerek, davacıya ait endüstriyel tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya ait 2010/00828 sayılı tasarımın daha önceki tasarımlar ile görsel olarak benzerlik göstermediği, tamamen farklı olduğu, tasarımın yenilik ve ayırt edicilik vasfını ortadan kaldıracak herhangi bir delil elde edilemediğinden hükümsüzlük talebi yönünden karşı davanın reddine karar vermek gerektiği; tecavüzün tespiti ve men’i’ne yönelik talep yönünden ise, davalı adına kayıtlı 2010/03576-1-2-3 nolu tasarımlar her ne kadar davacı tarafa ait 2010/00828 nolu tasarımlara tecavüz teşkil edebilecek nitelikte belirgin bir benzerliğe sahip ise de; söz konusu tasarımların TPE’de kayıtlı olduğu ve davalının kendi yasal tescil kapsamında kullanım hakkı olup tescil kapsamında kullanılan tasarımlar nedeniyle hükümsüzlüğü kesinleşinceye kadar herhangi bir şekilde davacı tarafın tasarımına yönelik tecavüz değerlendirmesi ve haksız rekabet olarak eylemin kabul edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen dava ile karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı/karşı davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı/karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davalının TPE nezdinde yaptığı tasarım tescil başvurusuna davacı tarafından itirazda bulunulduğu gibi TPE Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun itirazın reddine dair karara karşı da iptal ve davalı tasarımının hükümsüzlüğü istemiyle dava da açıldığına göre davalının tescilli bir tasarımının mevcudiyetinden bahsedilemez. Bu nedenle, mahkemenin, davalının tescilli bir tasarımı varmış gibi kullanmasının davacının endüstriyel tasarımına tecavüz teşkil etmediğine ilişkin değerlendirmesi yerinde değildir. Bu durumda, 554 Sayılı KHK’nın 38/son ve 45. maddeleri uyarınca davalı tasarımına ilişkin hükümsüzlük kararının geçmişe etkili sonuç doğurduğu dikkate alınmaksızın anılan dönemdeki kullanımın yasal bir kullanım olduğunun kabulü ile yazılı şekilde karar tesisi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı/karşı davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı/karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan taraf yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı-karşı davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacı-karşı davalıya iadesine, 10/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.