YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10632
KARAR NO : 2014/17436
KARAR TARİHİ : 12.11.2014
MAHKEMESİ : ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/03/2014
NUMARASI : 2013/55-2014/163
Taraflar arasında görülen davada Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/03/2014 tarih ve 2013/55-2014/163 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında dava konusu KTK Zorunlu Mali Sorumluluk poliçeleri ile ticari ilişki doğduğunu, davalının yaptırdığı 6 adet poliçeden kaynaklı toplam 2.812,11 TL borcunun bulunduğunu, davalıya borcun ödenmesi hususunda ihtarname gönderilmesine rağmen davalı tarafından ödeme yapılmaması nedeniyle davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını ancak, davalının haksız itirazı ile takibi durdurduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava ve takip konusu yapılan poliçe bedellerinin müvekkili tarafından ödendiğini, aksinin davacı tarafça ispatlanması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket temsilcisinin davalıya ait araçların poliçelerini yaptıklarını, davalının kendilerine ödeme yapmadığını, trafik sigorta poliçelerinin düzenlendiği ve karşı tarafa teslim edildiği anda ödenmiş sayıldığını, kendilerinin davalı taraf ile cari hesap şeklinde çalıştıklarını, alacaklarının talep edilen miktardan daha fazla olduğunu, trafik sigorta poliçelerini dava konusu yapmadıklarını, sadece kasko sigorta poliçelerinin tahsilini talep ettiklerini, hem kasko hem de trafik sigorta poliçesinden kaynaklı alacakları olduğu halde sadece kasko poliçesinden kaynaklanan alacaklarını istemek durumunda kaldıklarını beyan ettiğinden icra takibine konu alacağın dayanağının KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi bedelleri olduğu, davalının zorunlu sigorta poliçe bedellerini ödediğini iddia ettiği, davacı şirket temsilcisinin duruşmadaki beyanında alacaklarının dayanağının kasko sigorta poliçesinden kaynaklandığını beyan ettiği, bu beyan doğrultusunda ispat yükünün davacı tarafa geçtiği, davalıdan alacaklı olduğu hususunda yemin teklif etme haklarını kullanıp kullanmayacakları hususunun hatırlatıldığı, davacı tarafça bu hakkın kullanılmadığı gerekçesiyle, ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davaya konu icra takibinin KTK Zorunlu Mali
Sorumluluk Sigorta poliçesi bedellerinin ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibi olduğu anlaşıldığından bu takibe dayalı olarak açılan davanın da KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesinden kaynaklanan alacağa ilişkin takibe itirazın iptali davası olarak görülerek, bu doğrultuda değerlendirme yapılıp sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, davaya konu icra takibinde borcun sebebi olarak gösterilmeyen kasko poliçelerine dayalı alacağa ilişkin itirazın iptali davası olarak değerlendirme yapılmak suretiyle karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemişir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.