Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/10636 E. 2014/13399 K. 08.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10636
KARAR NO : 2014/13399
KARAR TARİHİ : 08.09.2014

MAHKEMESİ : KIRIKKALE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/04/2014
NUMARASI : 2014/351-2014/316

Hasımsız olarak görülen davada Kırıkkale 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/04/2014 tarih ve 2014/351-2014/316 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava konusu bononun davacının rızası hilafına elinden çıktığını ileri sürerek, zayi edilen bononun iptalini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, her ne kadar ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı TTK’nın 4. maddesinde düzenlenmiş ise de, HMK’ nın 382. maddesinde çekişmesiz yargı işlerinin düzenlendiği ve kıymetli evrakın iptaline ilişkin taleplerin de çekişmesiz yargı işleri arasında sayıldığı ve HMK’nın 383. maddesi gereğince çekişmesiz yargı işlerine bakma görevinin sulh hukuk mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle, görevsizlik kararı verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptali istemine ilişkindir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK’nın 383.maddesinde çekişmesiz yargı işleri ile ilgili olarak aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece sulh hukuk mahkemesinin görevli olacağı öngörülmüştür. Kıymetli evrak iptali davalarının çekişmesiz yargı koluna dahil olduğu kuşkusuzdur. Ancak, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Yine aynı Yasa’nın 5\2 maddesi uyarınca bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve TTK’nın 4. maddesinde tanımlanan ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılır. HMK 382/2-e bendi gereğince kıymetli evrakın iptaline ilişkin taleplerin çekişmesiz yargı işi olduğu ortada ise de yukarıda anılan TTK hükümleri gözetildiğinde, HMK’nın 383.maddesinde öngörülenin aksine bir düzenleme bulunduğundan, görev tayininde değer esasının benimsenmediği HMK’ nın yürürlüğe girdiği tarihten sonra, bu nitelikteki davalarda sulh hukuk mahkemeleri değil asliye hukuk ve/veya asliye ticaret mahkemeleri görevlidir. Nitekim 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 757/1. ve 4. maddelerinde de bu tür davalarda ticaret mahkemelerinin görevli olması gerektiği belirtilerek yasa koyucunun bu tür uyuşmazlıklarda görevli mahkeme tayininde ticaret mahkemelerinin görevli olması gerektiği yönündeki iradesi açıkça ortaya konulmuştur. Açıklanan bu nedenlerle, istemle ilgili işe bakma görevi asliye hukuk ve/veya ticaret mahkemesine ait olmasına rağmen görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.