YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10685
KARAR NO : 2014/13329
KARAR TARİHİ : 08.09.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL(KAPATILAN) 41. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/03/2014
NUMARASI : 2014/101 D.İŞ -2014/109
İstanbul (Kapatılan) 41. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/03/2014 tarih ve 2014/101 D.İş -2014/109 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı (ihtiyati haciz isteyen) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi A. R. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü;
Davacı (ihtiyati haciz isteyen) vekili; davalıların müvekkil banka ile yaptıkları Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca kullanılan kredinin asıl ve müşterek borçlusu olduğunu, müvekkilince 01.11.2014 tarihinde Beykoz 2. Noterliği aracılığıyla gönderilen hesap kat ihtarına rağmen davalıların borçlarını ödemeye yanaşmadıklarını, davalıların mallarını gizleme ve mal kaçırma girişimlerinde bulunduklarına ilişkin duyumlar aldıklarını ileri sürerek borçlular hakkında 76.125,01 TL muaccel ve teminatsız alacağın güvence altına alınabilmesi için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre; alacaklı vekili tarafından sunulan 51167 nolu ihtarın talep konusu alacağa ilişkin hesap kat ihtarı niteliğinde olmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı (ihtiyati haciz isteyen) vekili temyiz etmiştir.
Talep, ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkindir. Mahkemece yukarıda belirtilen gerekçeyle istemin reddine karar verilmiştir. İİK’nın ihtiyati haciz koşullarını düzenleyen 257. maddesinde, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, dilekçeye ekli belgelerden taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesi çerçevesinde tahakkuk eden alacak tutarları için borçlulara kredi sözleşmenin 16. maddesine uygun şekilde hesap kat ihtarı gönderildiği anlaşılmaktadır. İhtiyati haciz taleplerinde alacağın varlığının kesin bir şekilde ispatı gerekmediği gibi bu husus İİK’nın 265. maddesi çerçevesinde yapılacak itirazlar veya açılacak davalarda değerlendirilmelidir. Asıl borçlunun ifada geciktiği ve kendisine yapılan ihtarın sonuçsuz kaldığı gözetildiğinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 586/1. maddesinde öngörülen kefile müracaat edebilme koşulunun da somut olayda gerçekleştiği nazara alınarak ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle temyiz eden davacı (ihtiyati haciz isteyen) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı (ihtiyati haciz isteyen) yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.