YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1076
KARAR NO : 2014/4828
KARAR TARİHİ : 13.03.2014
verilen 30.11.2011 gün ve 2007/191-2011/407 sayılı kararı onayan Daire’nin 02.10.2013 gün ve 2012/3593-2013/17284 sayılı kararı aleyhinde davalıvekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “a” markasının sahibi olduğunu, dav yıl boyunca, distribütörlüğünü yaptığını, davalıların, birlikte hareket ederek hileli bir şekilde, müvekkilinin markasının ana unsuru olduğu davacı ibaresini içere alan adının davaAdına tahsisinin yapıldığını ve anılan alan adının dav internet adresine yönlendirildiğini, ayrıca davalı i.’nin sahibi olduğu internet sitesinde dorma ibareli alan adlarını satışa çıkardığını, davalıların bu eylemlerinin müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, men’ine ve önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Daval müvekkili şirketin ücretsiz alan adı tahsisi sağlamakta olduğunu, müvekkilinin davacıyı ve diğer davalıyı tanımadığını ve aralarında herhangi bir ilişki bulunmadığını, dava konusu alan adının dava dışı arafından alınıp yönlendirmenin de bunun tarafından yapıldığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, müvekkilinin diğer davalıyı tanımadığını, dava konusu alan adının tahsisi ya da yönlendirilmesi konusunda emir veya talimatı bulunmadığını, yönlendirmeden dava ile birlikte haberdar olduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı ‘nin 1985 tarihinden 2006 tarihine kadar davacının markalı ürünlerin ek satıcısı olduğu, taraflar arasındaki ilişkinin daha sonra bozulduğu ve distribütörlük sözleşmesinin davacı tarafça 30.04.2006 tarihinde fesh edildiği, davaya konu davacının markasını taşıyan web sitelerinin davalı web sitesine yönlendirilmesinin bu ilişkinin bozulduğu tarihlerde tesis edildiği, davalı”isimli web sitesinde aynı faaliyeti yaptığı, bu nedenle, dava konusu internet sitesini kendi internet sitesine yönlendirilmesini kendi adına yaptırdığının hayatın olağan akışına göre uygun düştüğü ve bu
…/…
-2-
eyleminin davacının marka hakkına tecavüz ettiği ve haksız rekabet oluşturduğu, davalı, teknik anlamda yer sağlayıcı olduğunun sabit olduğu, adlı alan adlarının simli alan adına yönlendirmeyi yaptığını inkar etmediği, alan adı tahsisi veya yönlendirme tahsisi yapan kişi ya da kuruluşların bu işlemleri yaparken tedbirli bir tacir gibi davranarak, tahsis yaptığı kişilere ait gerçek kişi ise kimlik bilgisi vatandaşlık numarası, ticari şirketse ona ait sicil kaydı veya kişiye ait kredi kartı numarası gibi bilgileri alması gerektiği, çünkü söz konusu tahsislerin kimi zaman tahsis yapan kişinin çoğu zamanda 3. kişilerin haklarını ihlal edebileceği düşünülmesi gerektiği, davalılar arasında bir işbirliği olduğu tespit edilememiş ise de, yer sağlayıcı olan davalı şirketin en azından tecavüzün oluşması ve failinin kolayca tespit edilememesine katkısının bulunduğu gerekçesiyle her iki davalı yönünden de davanın kabulü ile davalıların davaya konu eylemlerinin, davacıya ait dorma markasına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, men’ine ve önlenmesine dair verilen karar davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı temyizi üzerine Dairemizin 02.10.2013 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı . vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 01,95 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalı alınarakgelir kaydedilmesine, 13.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.