Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/10789 E. 2015/7118 K. 26.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10789
KARAR NO : 2015/7118
KARAR TARİHİ : 26.05.2015

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/03/2014 tarih ve 2013/40-2014/44 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 26/05/2015 günü hazır bulunan davacılar. vekili Av. … ile davalılar vekili Av…. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin davalılardan ….’nin hissedarlarından olduğunu, 06/04/2012 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında, ana sözleşmenin “sermaye” başlıklı 6.maddesinin değiştirilmek suretiyle sermaye artırımına gidilmesi, tamamı ödenmiş 500.000 TL olan sermayenin nakden artırılarak 4.000.000 TL’ye yükseltilmesi yönünde karar alındığını, müvekkilleri davacıların bu çerçevede sermaye artırımına iştirak ettiklerini, konuya ilişkin ilanın 02/05/2012 tarihli … ‘nde yayımlandığını, rüçhan haklarının ne zaman ve ne şekilde kullanılacağı hususundaki yönetim kurulu kararının 18/05/2012 tarihli…. ilan edildiğini, şirket ortaklarından bir kısmının rüçhan haklarını kullanmadığını, bu nedenle sermaye artırımı sonucunda oluşan hisselerin bir kısmının boşlukta kaldığını, sermaye artırımı sonucunda oluşan hisselerden bir kısmının, rüçhan hakkının kullanılmamasından dolayı boşlukta kalması (artması) durumunda ne şekilde muamele yapılacağı hususunun …. ana mukavelesinin 6.maddesinin yeni şeklinde açıkça düzenlendiğini, ana sözleşmenin birbirini tamamlayan iki hükmü uyarınca….Yönetim Kurulu ‘nun sermaye artırımı sonucunda oluşup da, rüçhan hakkının kullanılmamasından dolayı boşlukta kalan hisselerinin, öncelikle daha önce rüçhan hakkını kullanmış olan hisse sahiplerine teklif etmesi ve bu konuda kendilerine usulüne uygun bildirimde bulunmasının zorunlu olduğunu, buna rağmen davalı … Yönetim Kurulunca bu gerekliliğin yerine getirilmeksizin, artan hisselerin diğer davalı …
…/…

..’ne ana sözleşmesinin 6.ve 9. maddelerine ve konuya ilişkin mevzuat hükümlerine tamamen aykırı olduğunu ileri sürerek, davalı …. ‘nin davaya konu hisse devrine ilişkin Yönetim Kurulu kararının ve o karara dayanılarak diğer davalı ….’ne yapılmış olan hisse devrinin iptaline, devredilen hisselerin iadesine bu şekilde devre konu hisselerin devirden önceki hukuki ve fiili durumu yeniden tesis edecek şekilde şirkete avdetine karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında verdiği ıslah dilekçesi ile davalı ….’ne devri yapılan hisselerin devir işleminin iptalini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu kapsamından, davalı ….’nin 06/04/2012 tarihli olağan genel kurul toplantısında sermayenin 6.maddesinin değiştirilerek 500.000 TL olan sermayenin artırılarak 4.000.000 TL ‘ye çıkarılmasına karar verildiği, nakit olarak artırılan 3.500.000 TL sermayenin tamamının tescilden itibaren üç ay içinde ödeneceği, artırılan 3.500.000 TL’nin şirket ortaklarının alacaklarından karşılanabileceği şeklinde düzenlendiği ve oy birliği ile kabul edildiği, davalı şirket ortaklarının artırıma iştirak taahhüdünde bulunduğu ve iştirak taahhütnamelerinde yer alan tutarın tamamen ödendiği, dolayısıyla rüçhan hakkının kullanılmamasından doğan ve boşlukta kalan hisselerin bulunmadığının anlaşıldığı, mahkemece 25/02/2014 tarihli celsede sözlü yargılamaya geçildiği, davacı vekiline beyanda bulunmak üzere süre verildiği, davacı vekilinin yazılı talep ile davalı …. ile davalı … arasında yapılan rüçhan hakkı hisse devir ve temlikine ilişkin sözleşmenin iptalini talep ederek davayı talep yönünden ıslah ettiklerini beyan ettiği, HMK 176 ve devamı maddelerinde ıslah düzenlenmiş olup, 177/1.maddesinde ıslah zamanının belirlendiği ve ” ıslahın tahkikatın sona ermesine kadar yapılabileceği ” hükmünün getirildiği, bu nedenle davacı tarafın ıslah talebinin reddine karar verildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 26/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.