Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/10853 E. 2014/17701 K. 17.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10853
KARAR NO : 2014/17701
KARAR TARİHİ : 17.11.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL 3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada …. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.04.2014 tarih ve 2013/23-2014/93 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Almanya’da 1890 yılında kurulmuş olup dünya çapında markaları olan ürünleri pazarladığını, Türkiye’de 1960 yılından beri özellikle … markalarıyla tanınmış marka olarak faaliyet gösterdiğini, Nivea+şekil markasının TPE’de tescilli olup tanınmış marka statüsünde olduğunu, davalının bu marka ile iltibas oluşturacak kadar benzer olan… markasını tescil ettirdiğini, ayrıca bu markalı ürünlerin satışını yaptığını, davalı adına tescilli bulunan… markasının müvekkilinin markasına karıştırılabilecek derecede benzer olduğunu ve aynı alanlarda sunulan ürünlerde kullanıldığını ileri sürerek 556 sayılı KHK’nın 44. maddesi uyarınca hükümsüzlüğünün tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraf markalarının benzer olmadığını ve farklı sınıflarda tescilli bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının Nivea ibareli markasının tanınmış marka niteliğinde olduğu, davacının bu ibareyi taşıyan tescillerinin sadece ibare şeklinde olduğu gibi zeminde mavi fon üzeri beyaz renkteki harflerle yazılmak suretiyle oluşturduğu, davacı markasının esas unsurunun Nivea ibaresi olup davalının Niva ibareli markasında davacı markasından sadece “e” harfinin eksik olduğu, davalı markasını taşıyan ürünlerin alımı sırasında bir harf eksikliğinin fark edilmemesinin mümkün olmasının yanında, fark edilse dahi davalı markasının davacı markası ile bağlantılı olduğunun düşünülebileceği, dolayısıyla tüketicilerin karıştırması ihtimalinin bulunduğu, bu nedenle markalar arasında iltibas oluşacağı gerekçesiyle davalının markasının hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 17.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.