Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/10894 E. 2014/19367 K. 10.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10894
KARAR NO : 2014/19367
KARAR TARİHİ : 10.12.2014

MAHKEMESİ : … …. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … … 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/03/2013 tarih ve 2008/42-2013/66 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl ve birleşen davada, davalı şirketin davacı şirketin ticaret unvanını ve yayın organı olan internet adresi-alan adının müvekkil şirket tarafından fiilen kullanılarak maruf hale getirildiğini gayet iyi bildiği halde “… …i” markasının 16 ve 38. Sınıfa dahil mal ve hizmetlerde tescil ettirdiğini ayrıca “www…..com” ibareli internet sitesini kullandığını anılan marka ve “…” ibaresi üzerinde öncelik hakkının davacıya ait olduğunu ileri sürerek asıl davada … numara ile tescilli “… … …i+şekil” markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalı şirketin www…..com domain name/alan adlı sitedeki yayınlarında müvekil şirketin ticaret unvanı/tanıtım işareti olan ve çok daha önceki tarihlerden bu yana fiilen ihdas ve istimal ile piyasada maruf hale getirdiği “…I” ibaresini tescilli markasından farklı olarak müvekkil şirketin ticaret unvanı-tanıtım işareti ile iltibas yaratacak şekilde kullanmak ve müvekkil şirketin iş mahsullerinden olan yazılım programını-sayfa düzenini aynen kullanmak suretiyle vaki fiillerinin haksız ve kötü niyetli olduğunun tespitine ve haksız rekabetlerinin men’ine , davalı şirketin www…..com alan adı ile ve davacı şirketin yazılımını kullanarak ayırt edilmeyecek şekilde aynı sayfa düzeninde yayın yapmasının önlenmesine, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davada da davalının 2010/57637 no ile tescilli “… …+şekil” markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu ibare üzerindeki gerçek hak sahibinin dava dışı… olduğunu ve anılan kişinin dava konusu iber üzerindeki hak ve yetkilerini davalıya devrettiğini savunarak asıl ve birleşn davanın reddini, karşı davasında ise davalıya ait “www…..com” alan adının ve markasının haksız bi şekilde davacı tarafında “www…..com.tr” alan adında kullanıldığını, davalının bu eyleminin markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespitini ve men’ini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, kısmen benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; “www…..com” alan adının dava dışı… adına tescil edildiği ve bu alan adının dava konusu marka tescilinde önce var olduğu, anılan alan adının domain name ve hosting ücretlerinin davacı / karşı davalı şirket tarafından ödendiği, anılan web sayfasının içeriğinin davacı/ karşı davalı şirket tarafından hazırlandığı, bu sitede yayınlanan haberler aleyhine açılan davalarda da dava dışı alan adı sahibi olan…’in değil davacı şirketin hasım olarak gösterildiği, diğer tarafça buna itiraz edilmediği, televizyonda yayınlanan programlarda açıkça davacı şirketin işaret edildiği, davacının dava konusu ibareyi markasal olarak kullandığı, dava dışı… tarafından dava konusu ibareyi taşıyan alan adı alınmış olsa da bunun markasal kullanma bakımından bir öncelik sağlamayacağı, marka üzerinde kullanım nedeniyle eskiye dayalı hak sahibinin davacı/karşı davalı olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile davalı markasının hükümsüzlüğüne, davalının “www…..com” alan adı ile yayın yapmasının önlenmesine, davalının anılan alan adını kullanmak suretiyle haksız rekabet yaptığının tespitine ilişkin isteminin reddine, karşı davanın reddine birleşen davanın kabulüne davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı-karşı davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 26,10 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 10.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.