YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10910
KARAR NO : 2015/7707
KARAR TARİHİ : 04.06.2015
MAHKEMESİ : İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/03/2014
NUMARASI : 2011/319-2014/39
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/03/2014 tarih ve 2011/319-2014/39 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 02.06.2015 günü hazır bulunan davacı vekili Av. S. G. ile davalı vekili Av. N. Ç. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflararasında T. Hava Yollarının yurt içi ve yurt dışında işleyen uçaklarında D. Posta Birliği, U. Hava Taşımacıları Birliği ve T.Havayolları taşıma koşullarına uygun olarak her türlü uçak postaları ile yabancı posta idarelerince yurtdışından gönderilecek PTT’ye ait taşımanın yapılmasının kararlaştırıldığını, sözleşmede postaların taşınmasına ilişkin koşullar, taşıma ücretleri ve ödemelerin düzenlendiğini, müvekkili Türk Hava Yolları tarafından Haziran 2004 – Aralık 2006 dönemlerini kapsayan iç hat posta taşımalarından kaynaklanan 189.673,74 TL tutarındaki taşıma bedelinin PTT Genel Müdürlüğü’nden talep edilmiş olmasına rağmen genel müdürlüğün “posta teslim bordrosu bulunmadığını” gerekçe göstererek ödeme yapmadığını, PTT’nin sözleşme gereği posta taşımalarının yapılmadığını hiçbir zaman iddia etmediğini, postaların taşınması konusunda taraflararasında bir uyuşmazlık da bulunmadığını, davalının sadece şekli eksiklik olduğunu iddia ederek ödeme yapmaktan kaçındığını, eksikliği iddia edilen posta teslim bordrolarının bir kısmının fiziksel şartlar nedeniyle zayi olduğunu, bir kısımının da okunamayacak halde bulunduğunu, oysaki bu belgelerin PTT tarafından da muhafaza edilmesi gerektiğini, bu nedenle PTT Genel Müdürlüğünün arşiv ve posta kayıtları üzerinde inceleme yapılmasını talep ettiklerini, davalının ödemeyi yapmayı reddetmesinden dolayı yapılan görüşmeler sonucunda suret olarak belgeleri temin edilen taşıma nedeniyle 73.925,82 TL’lik ödeme yapıldığını, müvekkilinin alacağının ispatının sadece posta teslim bordrolarının ibrazı ile sınırlı tutulamayacağını, bordroların kaybedilmiş olmasının taşımanın yapılıp yapılmadığını da göstermeyeceğini ileri sürerek, şimdilik 121.525,31 TL’nin her bir hesap cetvelinin davalı PTT’ye gönderilmesini takip eden 45 günün hitamına rastlayan tarihlerden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, sözleşmenin 14.maddesinde posta teslim bordrolarının 4 nüsha olarak düzenleneceği, uçağa konularak posta ile birlikte varış noktasına yollanan birinci nüshasının varış yerinde Türk Hava Yolları yetkilisi tarafından PTT yetkilisine imza ettirilerek, tarih damgası basılıp, T.Hava Yolları yetkilisince geri alınacağı ve aylık hesaplaşmalarda bu şekilde düzenlenmiş birinci nüshaların esas alınacağı, bunlar üzerindeki bilgilerin T. Hava Yolları tarafından bilgisayar ortamına aktarılacağı, bilgisayar çıktılarının birinci nüshalar ile birlikte kontrol için PTT’ye gönderileceği, ödemeden sonra PTT’nin bunları T. Hava Yollarına iade edeceğinin düzenlendiği, maddesinin son fıkrasında da PTT tarafından Türk Hava Yolları personeline imza karşılığı teslim edilen postaların varış merkezinde posta teslim bordrosu kayıtları üzerinden PTT görevlilerine imza karşılığı teslim edildiği belirlenmedikçe T. Hava Yollarının sorumluluğunun devam edeceği hükmünün yeraldığı, bu durumda posta teslim bordrolarının birinci nüshalarının Türk Hava Yollarına teslim edilen postaların varış merkezine ulaşıp ulaşmadığının ispat aracı olduğu, öte yandan sözleşmenin uygulanmasına dair 10/09/2001 tarihli 4760 sayılı tebliğde de uçak teslim bordrolarının sözleşmede düzenlenen şekli ile uygulanmasının öneminin ayrıntılarıyla belirtilmiş olduğu, bu durumda gerek sözleşme hükümleri gerekse sözleşmenin uygulanmasına ilişkin tebliğde yeralan düzenlemeler gereğince posta teslim bordrolarının taşımanın ispat belgesi olduğu, davacının ücrete hak kazanabilmesi için sözkonusu posta teslim bordrolarını ibraz etmesi gerektiği, toplam 189.673,74 TL’lik faturalarla ilgili teslim bordrolarının sunulamadığı, buna rağmen PTT Genel Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan komisyon tarafından 73.925,82 TL tutarında meblağın ödenmesinin kabul edilip bu tutarın davacının banka hesabına gönderildiği, sözkonusu ödemeden sonra davacının ödenmeyen fatura alacağının 115.747,92 TL olduğu, bakiye alacak için sözleşmeye uygun şekilde düzenlenmiş posta teslim bordroları ibraz edilemeyip, davalının iade faturası düzenlemesi nedeniyle sözkonusu alacağın davalıdan tahsilinin istenemeyeceği gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 04/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.