Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/10926 E. 2014/15376 K. 13.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10926
KARAR NO : 2014/15376
KARAR TARİHİ : 13.10.2014

MAHKEMESİ : KONYA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/06/2014
NUMARASI : 2014/142-2014/376

Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 03/06/2014 tarih ve 2014/142-2014/376 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Almanya Hagen Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen 19.01.2011 tarih ve 10 O 134/09 numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, bu kararın ve masraf tespit kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu yabancı mahkeme ilamında 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümlerine aykırı olarak kararın postaya verilme tarihinin tebliğ tarihi sayıldığı, tebligat hükümlerinin kamu düzenine ilişkin olduğu, MÖHUK 38/c maddesi gereğince yapılan tebligatın kamu düzenine aykırı olduğu ve 34. madde gereğince ortada kesinleşmiş bir mahkeme kararından bahsedilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, her ne kadar mahkemece mülga 2675 sayılı Kanun’un 38. maddesine dayalı olarak hüküm kurulması doğru değil ise de somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 5718 sayılı Kanun’un 54. maddesi ile anılan maddenin aynı nitelikte bulunması karşısında bu yanlışlığın sonuca etkili olmamasına göre, davacı vekilinin davalı şirkete yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilinin davalı H.. B..’a yönelik temyiz itirazlarına gelince; davalılardan H.. B.. için mahkemece bozmadan önce 16.05.2013 tarihinde verilen davanın kabulüne yönelik karar, davalı H.. B.. yönünden temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Bu durumda davalı H.. B.. hakkında evvelce verilen kararın kesinleştiği gözden kaçırılarak yazılı şekilde karar tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin davalı şirkete yönelik temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.