YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11023
KARAR NO : 2014/17399
KARAR TARİHİ : 12.11.2014
MAHKEMESİ : GÜMÜŞHACIKÖY ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/09/2008
NUMARASI : 2008/160-2008/231
Taraflar arasında görülen davada Gümüşhacıköy Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/09/2008 tarih ve 2008/160-2008/231 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler elektronik ortamda okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalı şirketin sahibi olan H.A..’a ödünç para verdiğini bunun karşılığında da keşidecisi davalı şirket olan 17.200 TL bedelli çeki aldığını, çekin karşılıksız çıktığını, davalı ile aralarındaki dostluktan ötürü çeki icra takibine konu etmediklerini bu nedenle çek vasfını yitirdiğini ileri sürerek 17.200,00 TL’nin faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket temsilcisi, zaman aşımı def’inde bulunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın 6762 sayılı TTK’nın 644. maddesine dayalı alacak davası olduğu, 818 sayılı BK’nın 66. maddesi gereğince işbu davanın bir yıllık zaman aşımı süresine tabi bulunduğu, Yerleşik Yargıtay kararlarına göre zaman aşımının başladığı tarihin çek vasfının kaybolduğu tarih olduğu, dava konusu çekin ibrazı için son gün 27/11/2005 olup TTK’nın 726. maddesi gereğince çekin 25/06/2006 tarihinde zaman aşımına uğradığı, davanın ise 30/06/2008 tarihinde açıldığı buna göre zaman aşımı süresi geçtiğinden davanın zaman aşımı sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, alacak istemine ilişkin olup, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere davacı, davalı şirketin sahibi olduğu Hamza Aydın’a borç para verdiğini, karşılığında da keşidecisi davalı şirket olan, halihazırda zaman aşımına uğramış olan, dava konusu çekin verildiğini iddia etmiştir. Dosya içerisinde bulunan çekin incelenmesinde, çekin davacı emrine davalı “…Petrol Koli. Şti. H.. A..” tarafından düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Zaman itibariyle olaya uygulanması gereken 6762 sayılı TTK’nın 177. maddesinde şirketi temsil salahiyetini haiz olan kimseler tarafından, açık veya zımni olarak şirket namına yapılmış olan muamelelerden dolayı, şirket alacaklı ve borçlu olur. Anılan yasal düzenleme karşısında somut olaya bakıldığında davacının, borç verdiğini iddia ettiği parayı, davalı şirkete verdiğinin kabulü gerekir. Bu itibarla davacı davada taraflar arasındaki temel ilişkiye dayandığından mahkemece yanılgılı değerlendirme ile davanın 6762 sayılı TTK’nın 644. maddesine dayalı alacak davası olarak kabulü ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi yukarıda da ifade edildiği gibi dava alacak davası olduğu halde gerekçeli kararın başlık kısmından sonra taraflar arasındaki davanın boşanma davası olarak nitelendirilmesi doğru olmamış kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşama incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 12/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.