YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11075
KARAR NO : 2014/17230
KARAR TARİHİ : 10.11.2014
MAHKEMESİ : SİLİFKE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/03/2014
NUMARASI : 2012/120-2014/337
Taraflar arasında görülen davada Silifke 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/03/2014 tarih ve 2012/120-2014/337 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava konusu meblağ 19.292 TL’nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yetiştirmekte olduğu sofralık çeltik ürününün 30.10.2011 tarihinde oluşan fırtına nedeniyle uğramış olduğu zararın devlet destekli bitkisel ürün sigorta poliçesi gereğince karşılanması için davalıya yaptıkları başvurunun sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, 9.100 TL’nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında talebini ıslahla 16.380 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, zararın fırtına değil rüzgar nedeniyle oluştuğunu ve bu nedenle poliçe teminatı kapsamında bulunmadığını, üründe meydana gelen verim düşüklüğü nedeniyle zeyilname düzenlenerek davacıya prim iadesi yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait çeltik tarlasında fırtına nedeniyle zarar meydana geldiği ve bu nedenle poliçe teminatı kapsamında bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, 9.100 TL’nın dava tarihinden itibaren ve 7.280 TL’nin ıslah tarihinden tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, taraflar arasındaki sigorta sözleşmesine uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartlarında; sigorta bedeli üzerinden hesaplanan muafiyet tutarının indirilmesinden sonra kalan zarar miktarı üzerinden müşterek sigorta tutarının hesaplanarak tazminat miktarından indirileceği düzenlemiş olmasına karşın hükme esas alınan bilirkişi raporunda poliçede gösterilen muafiyet oranı düşülerek hesap yapılmışsa da müşterek sigorta indiriminin değerlendirilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece tazminat miktarının taraflar arasında düzenlenen sigorta poliçesi ve Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları nazara alınarak belirlenmesi gerekirken sadece muafiyet değerlendirmesi yapılan bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Davalı vekili, poliçelerin zeyil edildiğini ve sigortalıya prim iadesi gerçekleştiğini bu durumun da tazminatın hesabında dikkate alınması gerektiğini savunmuştur. Ancak, mahkemece bu savunma üzerinde hiç durulmamıştır. O halde poliçe zeyilinin içeriği, somut olayla bağlantısı, iade edildiği iddia edilen primin tazminat hesabından mahsubunun gerekip gerekmeyeceği hususları üzerinde durulması, gerektiğinde, bu yönüyle ek rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği halde yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.