YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11119
KARAR NO : 2014/13382
KARAR TARİHİ : 08.09.2014
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/09/2013 tarih ve 2011/667-2013/631 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin keşide ettiği 15.08.1999 ila 15.12.1999 arasında vadeleri değişen 5 adet senet nedeniyle davalıdan toplam 25.000 TL alacaklı olduğunu, 23.07.2002 tarihinde… 16. İcra Müdürlüğü’nün 2002/6651 Esas sayılı dosyası ile senetlere dayanılarak takip yapıldığını, takibin kesinleştiğini, dava dışı… ile davalı arasında düzenlenen Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi uyarınca…’in taşınmazı üzerinde oluşacak daire ve bağımsız bölümlerin %65’ini yüklenici davalıya devretmeyi taahhüt ettiğini, intikal edecek bu hisse üzerine müvekkilince haciz konulduğunu, ancak …’in %65 taşınmaz hissesini davalıya devretmediğini, devir yükümlüsüne gönderilen haciz ihbarnamesine itiraz edildiğini, inşaat sözleşmesine konu taşınmazın tapu kaydı incelendiğinde taşınmazın 213/512 hissesinin … Ltd. Şti. unvanlı bir şirkete devredildiğinin görüldüğünü, bu devrin muvazaalı olduğunu, muvazaa ve mal kaçırma nedenine dayanılarak açılan davanın kabul edildiğini, davalı aleyhine ilk başlatılan takibin yenilendiğini, dosyanın 2010/2169 Esas sayısını aldığını, İcra Hukuk Mahkemesi tarafından zamanaşımı nedeniyle icra takibinin geri bırakılmasına karar verildiğini, davalı kooperatifin sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek 25.000 TL’nin vade tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacınının TTK’nın 644’üncü maddesine dayandığını, buna göre 1 yıllık zamanaşımı süresinin ve ayrıca BK 125’inci maddesinde belirtilen 10 yıllık genel zamanaşımı süresinin dolduğunu, dava konusu bonoların aslında var olmayan bir borç için lehdar … Ltd. Şti’ye verildiğini, senetlerin kooperatif defter ve kayıtlarına işlenmediğini, lehdar tarafından bonoların ciro ile temlik edilerek asıl ilişkiye dayalı itirazların önüne geçilmek istendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia savunma ve tüm dosya kapsamına göre; bonolarda üç yıllık zamanaşımı süresinin dolmasından sonra, bono hamili tarafından 818 sayılı B.K.’nun 61 vd. maddeleri uyarınca bir yıllık süre içinde sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre alacak davası açılabileceği, ancak davanın dayanağı olan söz konusu bonolar bakımından…16. İcra Müdürlüğü’nün 2002/6651 Esas (yenileme sonrası 2010/2169 Esas) sayılı takip dosyasında 29.07.2004 tarihinden sonra alacaklı tarafından hiçbir işlem yapılmadığı ve dolasıyla bonolar bakımından zamanaşımının 29.07.2007 tarihinde dolduğu, alacaklı/hamilin zamanaşımının dolduğu tarihten itibaren bir yıllık süre içinde yani 29.07.2008 tarihine kadar
sebepsiz zenginleşme talepli dava açması gerektiği, ancak davacının bu davayı çok sonra 25.07.2011 tarihinde açtığı, taraflar arasında görülmekte olan tasarrufun iptali davasının zamanaşımını kesmeyeceği gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 08/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.