YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11134
KARAR NO : 2014/18300
KARAR TARİHİ : 25.11.2014
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/04/2014 tarih ve 2013/147-2014/92 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2010/57614 kod sayılı 38. sınıftaki hizmetlere ilişkin “…” marka başvurusunun yayınına, davalı şirketin önceye dayalı kullanım, ticaret ünvanı, tanınmışlık, haksız rekabet, iltibas ve kötü niyet vakıalarına dayalı itirazının Markalar Dairesince kabul edildiğini, müvekkilinin TPE YİDK’e yaptığı itirazın reddedildiğini ileri sürerek, TPE YİDK kararınnı iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, YİDK kararın hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili markasının dünyaca tanınınmış olduğunu, TPE nezdinde 2001/20446 ve 2011/53440 sayılı tescilli markaları bulunduğunu, davacının müvekkilinin marka ve ünvanından haberdar olmamasının gerçekçi olmadığını, kötü niyetli olduğunu, davacı markası ile müvekkili markası arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin Katar’da tescilli ticaret ünvanı bulunmasına rağmen “..” tanıtıcı işaretiyle sunulan yayınlarla, davalı şirketin ünvan ve markasının Türkiye’de de tanınmış olduğu, “.-…” ibareli olup “…” olarak okunan davalı unvanının ayırıcı unsuru olan işaretle, davalının “…” ibareli işareti arasında ortalama tüketicileri iltibasa düşürebilecek derecede benzerlik bulunduğu, davalı şirketin “…” markası üzerinde kullanım önceliği bulunduğu, davalı markasının bilinirliğinden istifade etme amaçlı olarak Türkiye’de tescilli olmamasından yararlanılarak gerçekleştirilen marka başvurusunun iyiniyet kuralları ile bağdaşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 25/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.