YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11166
KARAR NO : 2014/18250
KARAR TARİHİ : 24.11.2014
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 15/05/2014 tarih ve 2013/292-2014/169 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1995 tarihinden beri davalıya personel taşıma hizmeti verdiğini, son olarak 06.03.1999 tarihli sözleşmenin düzenlediğini, bu sözleşme uyarınca birer yıl uzatılmak suretiyle akdî ilişkinin devam ettiğini, davalının 25.07.2011 tarihli ihtarname ile 31.07.2011 tarihinden geçerli olmak üzere sözleşmeyi nedensiz, haksız ve tek taraflı feshettiğini, ancak sözleşmenin 01.02.2011 tarihinde yenilenmesi ile 31.01.2011 tarihinden önce feshin geçersiz olduğunu, müvekkilinin sözleşmeye güveni nedeniyle otobüs kredisi çekerek borçlandığını, 10.000 TL gelir kaybı ile 5.000 TL bankaya ödemek zorunda kaldığı faizin yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 20.04.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile gelir kaybı talebini 12.350 TL’sına çıkarmıştır.
Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşmenin bir yıllık olduğunu, dava ile mutabakat sağlanmamasına rağmen davacının hizmet vermeye devam ettiğini, ancak müvekkilinin bir taahhüdü bulunmadığından her zaman sözleşmeyi feshedebileceğini, bilahare davacının da teklif verdiği yeni ihale yapılınca üçüncü şahıs ile taşıma sözleşmesi aktedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının 31.07.2011 sözleşme fesih tarihi itibariyle iş bulabilmesi veya herhangi bir kişi ya da kurum ile servis hizmeti sözleşmesi düzenleyebilmesinin söz konusu olmadığı, sektörün özelliği itibariyle servis hizmeti verecek ve servis hizmeti alacak olanların bu hizmeti vermeye veya almaya sene başı itibariyle başladıkları, hizmet sözleşmesinin Temmuz ayı itibariyle feshedildiği, buna göre davacının yeni bir servis hizmeti bulabilmesinin ve normal şartlar altında yeniden başka bir kişi ya da kuruma servis hizmeti vererek kazanç sağlayabilmesinin ancak 01.01.2012 tarihi itibariyle mümkün bulunduğu, davalı tarafın davacının yeni bir otobüs almasını istemediği gibi davacının davalı şirket dışında da taşıma işini yaptığı dikkate alınarak davacının yeni otobüs alması nedeniyle açtığı tazminat davasının kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının yeni otobüs alması nedeniyle açtığı tazminat davasının reddine, davacının taşıma sözleşmesinin tek taraflı fesih edilmesi nedeniyle açtığı tazminat davasının kabulü ile 10.192,70 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 586,55 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 24/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.