YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11212
KARAR NO : 2014/17921
KARAR TARİHİ : 19.11.2014
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY(KAPATILAN) 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/03/2014
NUMARASI : 2013/327-2014/60
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy(Kapatılan) 20. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/03/2014 tarih ve 2013/327-2014/60 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının kurucusu, yetkilisi ve ortağı olduğu … Holding A.Ş. K… AG şirketler grubu üzerinden müvekkiline vermiş olduğu zarar nedeniyle müvekkilince davalı aleyhine açılmış olan davada, müvekkilinin davalıdan olan 51.129,19 Euro alacağını hüküm altına alan Federal Almanya Cumhuriyeti Franfurt Main Yerel Mahkemesi’nin 30/03/2010 gün ve 2/25 0437/08 nolu kesinleşmiş kararı bulunduğunu ileri sürerek, bu kararın tanınmasına ve tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, yetkili mahkemenin ise HMK m 6 uyarınca davalının ikametgahının bulunduğu B.Çekmece Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davalının yabancı mahkemede görülen davadan ise haberdar olmadığını, dolayısıyla henüz tenfiz şartlarının oluşmadığını, ayrıca ilamın kesinleşme şerhli örneğinin de dilekçeye eklenmediğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece,toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalının görev ve yetki itirazının yerinde olmadığı,tanınma ve tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının Türk Kamu düzenine aykırı olmadığı gibi MÖHUK m 50 ve devamı hükümlerinde öngörülen tenfiz şartlarını da taşıdığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir.Yabancı bir mahkeme kararının tanınması veya tenfizine karar verilebilmesi için yabancı mahkeme kararının, tanıma veya tenfiz davasının açıldığı tarih itibariyle usulüne uygun olarak kesinleşmiş olması gerekmektedir. Türkiye ile Almanya arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümleri gereğince tebligatların diplomatik yolla yapılacağı kararlaştırılmış olup bu yolla tebliğ edilmeyen bir yabancı mahkeme ilamının kesinleşmesi mümkün bulunmamaktadır. Her ne kadar mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, dosyada yapılan incelemede tebligatların adi posta yoluyla yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun uyarınca tenfizi istenen karara ilişkin dava dilekçesi ve ilama ait tebligat parçaları getirtilip tebligatların Lahey Sözleşmesi hükümlerine uygun olup olmadığı ve kararın usülünce kesinleşip kesinleşmediği tespit edilip, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ :Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.