YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11276
KARAR NO : 2014/17955
KARAR TARİHİ : 19.11.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/03/2014
NUMARASI : 2011/136-2014/55
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/03/2014 tarih ve 2011/136-2014/55 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Türkiye’de bulunan bayilerine akaryakıt temin ettiğini ve akaryakıt temininden önce kendi iç politikası gereği akaryakıtın değeri oranında teminat veya teminat mektubu verilmesini talep ettiğini, müvekkilinin eski bayilerinden olan dava dışı ….Atlas Ltd. Şti’nin müvekkiline teminat olarak ….Bankası A.Ş. Levent Şubesi muhataplı, 08.08.2008 tarihli, 600.000,00 TL tutarlı teminat mektubu ibraz ettiğini, müvekkilinin anılan bayi tarafından başka bir bankadan verilen teminat mektubunun bankaca sahte olduğunun iddia edilmesi üzerine …Bankası A.Ş. Levent Şubesi muhataplı teminat mektubunun teyit edilmesi için gönderdiği yazıya verilen cevapta teminat mektubunun adı geçen şube tarafından düzenlenmediği ve sahte olduğu bilgisinin verildiğini, bunun üzerine müvekkilinin teminat mektubunun nakde çevrilmesini ve ilgili miktarın ödenmesini ihtar ettiğini, ödeme yapılmaması nedeniyle müvekkilinin davalı banka şubesi ve bayi yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, teminat mektubunda O. D.. olarak imzası bulunan kişinin aslında mektubu tanzimi tarihinde davalı banka çalışanı O. K.. olduğunu ve sahte teminat mektubu nedeniyle müvekkilinin alacağını tahsil edemediği gibi, tahsil için ek masraflara da katlanmak zorunda kaldığını, davalının sahte teminat mektubunu düzenleyen banka çalışanını işe alırken kendisinden beklenen gerekli özeni göstermemesi nedeniyle işlemeye devam eden yasal faiziyle birlikte önemli bir rakama ulaşan 3.309.788,21 TL asıl alacağını hala tahsil edemediğini ve davalı bankanın kusuru nedeniyle büyük zarara uğradığını, müvekkilinin zararından davalının adam çalıştıran sıfatıyla BK’nın 100. maddesi gereğince sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı def’inde bulunmuş, davacının gerek teminat mektubunu gerekse de teyidini de müvekkili bankadan almadığını, BK’nın 100 ve 55. maddelerinin somut olayda uygulanma yerinin bulunmadığını, davacının zarar iddiasının gerçek olmadığı gibi, iddia konusu zararın müvekkili ile bir ilgisinin de bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, O. K..isimli davalı banka çalışanının söz konusu teminat mektubunu ve teyit yazısını usule ve gerçeğe aykırı şekilde düzenlenmiş olduğu ve bu davranışın hukuka aykırı nitelik taşıdığı, davalı bankanın mektubun sahte olduğunu davacıya 14.11.2008 tarihinde bildirdiği, dava tarihi itibariyle bir yıllık zamanaşımı süresinin dolmamış olduğu ve zamanaşımı def’inin yerinde olmadığı, davacı bayisinin akaryakıt alımından kaynaklanan davacı zararının söz konusu olduğu ancak; davacının, her ne kadar teminat mektubu iğfal kabiliyetine haiz ise de, teminat mektubu üzerindeki imzaların şube yetkililerine ait olup olmadığını araştırıp öğrenebileceğinden müterafik kusurunun bulunduğu, müterafik kusur oranının ve davalı sorumluluğunun ek davada tartışılabileceği, talep edilen 20.000,00 TL gözönüne alındığında, BK’nın 55. maddesi uyarınca adam çalıştıran davalının kusursuz sorumluluk ilkesi kapsamında sorumluluğu dahilinde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacının fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak üzere 20.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davalı bankanın, özen yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zararın tazmini istemine ilişkin olup, yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davacı tarafça davalının sorumluluğuna ilişkin olarak tam kusur esası üzerinden dava açıldığı, mahkeme gerekçesinde ise davacının müterafik kusurlu olduğu kabul edildiğine göre, işbu kısmi davadaki tazminatın tamamına hükmedilmesi talebin aşılması niteliğindedir. Bu nedenle, mahkemece davacının müterafik kusur oranı belirlenmek suretiyle sonucuna göre bir karar vermek gerekirken tazminatın tamamına hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 19.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.