YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11288
KARAR NO : 2014/17944
KARAR TARİHİ : 19.11.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/04/2014 tarih ve 2013/399-2014/138 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 27.3.2000 tarihinde acentelik sözleşmesi imzalandığını, sigorta prim tahsil etme yetkisi de bulunan davalının muhtelif tarih ve tutarlarda tahsil ettiği 25.583,96 TL tutarındaki sigorta primlerini müvekkili şirkete intikal ettirmeyerek zimmetinde tuttuğunu, şifahi ikazlara rağmen alacağın ödenmemesi üzerine İ…. Noterliği’nin 06/07/2006 tarih ve .. yevmiye nolu fesihnamesinin keşide edilerek davalının acenteliğine son verildiğini ve …. Noterliği’nin 20/06/2011 tarih … yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edilerek birikmiş sigorta primlerinin ödenmesinin talep edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine…. İcra Müdürlüğü 2011/10670 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazının haksız ve yersiz olduğunu ileri sürerek davalının itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacı tarafın talep ettiği, tüm bedellerin TTK’nın 99. maddesi gereğince zaman aşımına uğradığını, müvekkilinin süreç içerisinde davacı şirkete borcunun olup olmadığı konusunda ihtarname keşide ettiğini, davacının cevabı yazıda 250.00 TL borç olduğunu bildirdiğini, müvekkilinin 28/02/2007 keşide tarihli Bank Asya çeki ile borcu ödediğini, müvekkilinin fesihname tarihinden itibaren ticareti bıraktığını ve herhangi bir borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın taraflar arasında imza altına alınan acentelik sözleşmesinden kaynaklandığı, sözleşmenin niteliği gereği olayda uygulanması gereken zaman aşımı süresinin BK’nın 126/4. maddesinde düzenlenen 5 yıllık zaman aşımı süresi olduğu, zaman aşımı süresinin davacı tarafça yapılan fesihname ile başladığı, zaman aşımının başlangıç tarihi göz önüne alındığında takibin yapıldığı 25/07/2011 veya davalı tarafından takipten önce açılan menfi tespit davasının dava tarihi 12/07/2011 tarihi itibariyle BK’nın 126/4. maddesinde belirtilen 5 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğu, davalının zaman aşımı def’ini yasal süresi içinde ileri sürdüğü gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 818 sayılı Borçlar Kanunu 128. maddesi uyarınca zamanaşımının alacağın muaccel olmasıyla başlayacak olmasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 19/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.