YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1130
KARAR NO : 2014/8954
KARAR TARİHİ : 12.05.2014
MAHKEMESİ : ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/03/2013
NUMARASI : 2012/296-2013/112
Hasımsız olarak görülen davada Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/03/2013 tarih ve 2012/296-2013/112 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, senet alacaklısı A.. B.. tarafından verilen, keşidecisi M.. B.. olan, 05/04/2012 vade tarihli 3.000 TL bedelli senedin 29/03/2012 tarihinde müvekkili banka Dokuma/Antalya Şubesi’ne protestosuz olarak tahsile gönderildiğini, vadesinde ödenmeyen senedin Dokuma Şubesi tarafından muamelesiz iade yapılarak 01/06/2012 tarihinde taahhütlü şekilde postaya verildiğini ve senedin postada kaybolduğunu ileri sürerek karşı keşideci hakkında ödemeden men kararı verilerek dava konusu senedin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 6102 sayılı TTK’nın 759/2. maddesine göre iptal isteminde bulunan kişinin senet elinde iken ziyaa uğradığını inandırıcı bir şekilde gösteren delilleri mahkemeye sağlamak ve senedin bir suretini ibraz etmek veya senedin esas içeriği hakkında bilgi vermekle yükümlü olduğu, ancak davacı vekilinin senedin kaybolduğu ile ilgili herhangi bir inandırıcı delil sunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, zayi nedeniyle kıymetli evrakın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, iptali istenen senedin, davacı elinde iken, rızası dışında ziyaa uğradığı yönünde inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Zayi nedeniyle kıymetli evrakın iptalini isteyebilmek için gerekli olan şartlardan birisi de senette mündemiç olan hakkın varlığını sürdürmesidir. Somut olayda davacı tarafından, dava konusu senedin kaybedildiği ileri sürülmüş ve anılan senedin esas içeriği hakkında bilgi sunulmuştur. Esasen hasımsız olarak açılan ve kesin hüküm niteliği de taşımayacak olan bu türden davalarda, davacının mahkemeye olumlu bir kanaat verecek kadar delil sunulmasını yeterli saymak gereklidir. Aksinin kabulü ile davacının daha fazlasını ispata zorlanması, zayi nedeniyle kıymetli evrak iptali hükümlerinin uygulanmasını imkânsız hale getirecektir. Kaldı ki, dava sırasında yapılacak olan ilanlar sonucunda, hak sahipleri varsa ortaya çıkabilecek ve kendilerine karşı istirdat davası açılabilecek ya da hak sahipleri tarafından hasımlı olarak açılacak bir dava ile, çek iptali kararının iptali talep edilebilecektir. Dolayısıyla mahkemeyi tereddüte sevk eden hususlar, esasen anılan davalarda tartışılacaktır. Bu durum karşısında mahkemece, somut uyuşmazlık yönünden davacı vekilince sunulan mevcut delillerin yeterli sayılarak ve davacının işbu davayı açmasında yasal bir engelin bulunmadığı kabul edilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 12/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.