YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11329
KARAR NO : 2014/14183
KARAR TARİHİ : 22.09.2014
MAHKEMESİ : İZMİR (KAPATILAN) 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/10/2013
NUMARASI : 2011/788-2013/271
Taraflar arasında görülen davada İzmir (Kapatılan) 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/10/2013 tarih ve 2011/788-2013/271 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yetiştirdiği üzümleri dava dışı GMA Gıda Turizm Danış. Teks. San. Ltd. Şti’ne sattığını, satış bedeli karşılığında aldığı senet bedelinin ödenmediğini, şirket aleyhine başlatılan icra takibinde borçlunun ticari faaliyetleri terk ettiği ve adresin kapalı olduğunun tespit edildiğini, dava dışı şirketin borca batık durumda olduğunu, davalının borçlu şirketin tek yöneticisi durumunda olduğunu, şirketin borca batık durumda olmasına rağmen davalının şirketin fesih ve tasfiyesi yoluna gitmediğini, davalının şirketi büyük borç altına soktuğunu, basiretli bir tacir gibi davranmadığını, şirket mal varlığının davalıya aktarıldığını, davalının TTK’nın 336/5 maddesi gereğince zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin İzmir 6. İcra Müdürlüğü’nün 2009/9 Esas sayılı dosyasındaki alacağın tüm feriyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya verilen senedin teminat amaçlı olarak davacıya verildiğini, davacının teslim etmediği ürünlere ilişkin verilen bu senetleri icra takibine koyduğunu, dava konusu icra takibi ile ilgili menfi tespit davası açıldığını, davacının teminat senedini icraya koyması nedeniyle herhangi bir zararının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davaya konu senetten dolayı alacaklı olduğu, dava dışı GMA Gıda Turizm Ltd. Şti. yöneticisi davalının şirketin yöneticisi olması nedeniyle şirketi zarara uğrattığı, bu fiilleri bilerek meydana getirdiği, şirketin borca batık olduğu halde İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/801 Esas sayılı dosyasında yer aldığı üzere 45.500,00 TL tutarındaki bonoyu verdiği, davalının davacı dışında başka çiftçilere de şirketin borca batık olmasına rağmen karşılıksız bonolar verdiği, TTK’nın 336/5 maddesi uyarınca davalı yöneticinin kasti davranışı neticesinde sorumluluğun meydana geldiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, tazminat istemine ilişkin olup, davacı, dava dışı limited şirketin kötü yönetilmesi sebebiyle alacağını tahsil edemediği gerekçesiyle bu alacağın davalı şirket müdüründen tahsilini talep ve dava etmiş, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, 6762 sayılı TTK’nın 556. madde hükmü yollamasıyla, aynı Kanun’un 336. maddesi uyarınca, yöneticilerin eylemleri doğrudan zarara yol açmışsa, yani bu eylemler sonunda yöneticiler, ortakların veya alacaklıların mal varlığında doğrudan azalmaya yol açmışsa bu zararı veren yöneticilere karşı zarar gören adına tazmin istemiyle dava açılması mümkündür. Ancak zarar doğrudan değil, dolayısı ile, yani ortak veya alacaklının değil, onların çıkarlarının bağlı olduğu şirket varlığında azalmaya yol açmışsa, TTK’nın 340’ıncı maddesi yollamasıyla, aynı Yasa’nın 309’uncu maddesi uyarınca, yönetim kurulu üyelerine karşı açılacak davada, hükmolunacak tazminatın şirkete verilmek üzere istenmesi ve hükmedilmesi gerekmektedir.
Somut olayda da davacı iddiası, davalının şirketi iyi yönetememesi sebebiyle şirketi zarara uğrattığına yönelik olup, dolaylı zarara ilişkin işbu davanın TTK’nın 309. maddesine dayalı olarak açıldığının kabulü gerekir.
Yukarıda açıklanan ilke uyarınca davacı alacaklının dava hakkının bulunduğunun kabulü zorunlu ise de, madde metninden de açıkça anlaşılacağı üzere böyle bir davada davacının dava sonunda hükmedilecek tazminatı şirket yararına istemiş olması gerekmektedir. Oysa somut olayda, davacı alacağın kendisine ödenmesini talep etmiş olup mahkemece bu husus nazara alınarak davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.