Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/11624 E. 2014/17960 K. 19.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11624
KARAR NO : 2014/17960
KARAR TARİHİ : 19.11.2014

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/03/2014 tarih ve 2012/308-2014/172 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı …. vekili ile fer’i müdahil TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin… A.Ş. Ankara Şubesi’nde bulunan mevduat hesabına toplamda 6.073,96 TL para yatırdığını, banka çalışanlarının yanlış ve kasıtlı yönlendirmeleri ile imzalatılan bir kısım kağıtlara istinaden parasının off shore hesabına gönderilmiş gibi göründüğünü bankaya el konulmasından sonra öğrendiğini zira, parasını almak için bankaya giden müvekkilline, parasının … Security Off Shore bankasındaymış gibi işlem gördüğünün, bu nedenle çekilemeyeceğinin ve devlet güvencesi altında da olmadığının belirtildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 6.073, 96 TL’nin 18.11.1999 tarihinden 22.12.1999 tarihine kadar %82, bu tarihten itibaren ise dönemsel olarak işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı …. vekili, yetki, görev, husumet, zamanaşımı ve kesin hüküm yönünden davanın usulden ve müvekkili tarafından gerçekleştirilen işlemin havale işlemi olduğunu, davacının müvekkili banka nezdinde herhangi bir hak ve alacağı veya mevduatının bulunmadığını, davacının kendi özgür iradesiyle parasını tamamen farklı bir tüzel kişilik olan off shore bankasına yatırdığını, davacının dolandırılmasının söz konusu olmadığını, ceza mahkemesi kararının kesin delil niteliğinde bulunmadığını, faiz talebinin yerinde olmayıp, hükmedilecek faiz oranının ancak vadesiz hesaplara uygulanan faiz oranı olabileceğini savunarak, esastan da reddini istemiştir.
Fer’i müdahil TMSF vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 18.11.1999 tarihinde 6.073,96 TL’ni … şubesinden KKTC’de kurulu olduğu söylenen off shore bankasına vadeli olarak yatırdığı ancak, paranın davacının iradesinin aksine off shore bankasına gönderilmeyerek… kasasında kaldığı,…’ın hakim ortağı …’in KKTC’de off shore bankasını kurduğu, yurt içinden off shore bankacılık adına topladığı mevduatları off shore bankasına havale etmeyerek…’ta muhafaza ettiği ve kendi şirketlerine kredi olarak kullandırdığı hususunun …. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2005/102-100 sayılı kararı ile sabit olduğu,… A.Ş’nin yöneticileri ve… A.Ş. tüzel kişiliğinin BK’nın 41, 49 ve TTK’nın 371/5 maddesi gereğine davacıya yönelik haksız fiilden hukuken sorumlu tutulmaları gerekmekte olup,… A.Ş’nin devir-satış-birleşme ve ünvan değişikliği sonucunda halefi olan
.. Bank’ın da halefiyet nedeniyle davacıya karşı sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 6.073,96 TL’nin 18.11.1999 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı …. vekili ile fer’i müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile davalının sorumluluğunun BK’nın 41, 55 ve TTK’nın 336’ıncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacının zararını Off Shore Bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zaman aşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı …. vekili ile fer’i müdahil TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden… A.Ş.’nin 22.12.1999 tarihinde TMSF’ye devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise… A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile … A.Ş. (sonraki unvanı .. Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından TMSF’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen fona devredilen… A.Ş.’nin işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı …. vekili ile fer’i müdahil TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı …. vekili ile fer’i müdahil TMSF vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 5. bendinin hükümden çıkarılıp, yerine 4. bendin devamı olarak ” davacı tarafından yatırılan 90,20 TL peşin harç ile 21,15 TL başvurma harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,” ibaresinin eklenmesi sureti ile kararın davalı …. ile fer’i müdahil TMSF yararına bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı …’ye iadesine, 19/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.