Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/11637 E. 2014/14213 K. 22.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11637
KARAR NO : 2014/14213
KARAR TARİHİ : 22.09.2014

MAHKEMESİ : BAKIRKÖY (KAPATILAN) 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/10/2013
NUMARASI : 2013/129-2013/469

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy (Kapatılan) 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/10/2013 tarih ve 2013/129-2013/469 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı 3. şahıs H. M.’nun davalı banka ile akdettiği “Türev Ürünler Çerçeve Sözleşmesi” çerçevesinde yapacağı opsiyonel işlemlere bankadaki mevduatını teminat vermek için davalı banka ile “Nakit Teminat için Bloke ve Rehin Talimat Mektubu”nu imzaladığını, sonradan bu rehin ve teminatı davalı banka şubesi ile karşılıklı feshettiklerini, ancak bankanın mevduat üzerindeki rehni kaldırmadığını, davalı bankanın müvekkilinin mevduat hesabındaki paraları haksız şekilde iktisap ettiğini ileri sürerek sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre 3.323.826 TL’yi işlemiş faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile müvekkili arasında aktedilen nakit teminat için bloke sözleşmesinde ve bankacılık işlmleri sözleşmesinde yetkili mahkemenin İstanbul Merkez Mahkemeleri olarak kararlaştırıldığını savunarak yetkisizlik kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan bankacılık sözleşmesinin 18. maddesi ile nakit teminat için bloke rehin talimat mektubu içeriğinde uyuşmazlıklarda İstanbul Merkez Mahkemelerinin yetkili olacağının kararlaştırıldığı, tarafların tacir sıfatını taşdığı, bu itibarla yetki sözleşmesinin HMK’nın 17. maddesi uyarınca tarafları bağladığı gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Yetki sözleşmesi tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında yapıldığı takdirde HMK’nun 17. maddesi uyarınca geçerlidir. Yalnızca tacirler ve kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi yetkili kılabilir. Taraflar, sözleşmeyle yetkili kıldıkları mahkeme yanında kanunen yetkili olan genel ve özel yetkili mahkemelerin de yetkisinin devam etmesini istiyorlarsa, bunu ayrıca sözleşmede belirtmelidirler. Aksi halde, davanın yalnız yetki sözleşmesiyle belirlenen mahkeme(ler)de açılması gerekir (HMK. 17. madde). Somut olaya gelindiğinde, mahkemece her ne kadar taraflar arasında yapılan sözleşmede HMK’nun 17. maddesine uygun şekilde yetkili mahkeme olarak İstanbul Merkez Mahkemeleri yetkili kılındığı gerekçesiyle dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmiş ise de; davacı tacir olmadığını iddia ettiğine göre davacının tacir olup olmadığı konusunda taraf delilleri toplanıp değerlendirilmeden mahkemenin yazılı şekilde hüküm kurmuş olması isabetsiz olup hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.