YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11719
KARAR NO : 2014/16799
KARAR TARİHİ : 04.11.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
İHBAR OLUNAN : …
Taraflar arasında görülen davada … 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/07/2013 gün ve 2011/105-2013/143 sayılı kararı onayan Daire’nin 03/03/2014 gün ve 2013/15095-2014/4023 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin çift imza ile temsil ve ilzam yetkilisi …’in, diğer yetkilin önceki imzalarını fotokopi çekmek suretiyle oluşturduğu talimatları davalı Bankaya faks çekerek müvekkiline ait hesapları boşalttığını, davalı yanca hiç imzasız, çift imza kuralına rağmen tek imzalı, meçhul kişilerce imzalı talimatlara dayanarak hesapta işlemler yapıldığını, bu itibarla Bankanın duyulan güvene uygun davranmadığını, talimatlardaki imzanın temsil ve ilzama yetkili kişilerce atılıp atılmadığını kontrol etmediğini, talimat asıllarını istemediğini, denetim ve kontrol yükümünü, özen borcunu yerine getirmediğini ileri sürerek şimdilik 20.000,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, tek imzalı ya da imzasız hesap hareketleri bulunmaktaysa da dava konusu banka işlemlerinin rutin şirket faaliyetleri doğrultusunda yapıldığı, hesaptan kişilere para çıkarılmadığı, bir kısım işlemlerin ithalat amaçlı olarak yurtdışı firmalara gönderilen transferlere ilişkin olduğu, yurtdışına havalelerin, yine şirketin iki ortağının müştereken sahip oldukları yapıldığı, şirket ortakları … ile Halim hesaptaki hareketlerden sonra 02.05.2007 tarihinde aralarında protokol düzenledikleri, buna göre; davacının şirket hesaplarını bildiği ve mali müşavirine incelettiği, şirketin %50 ortağı ve müdürü olan büyük montanlı havaleleri bilmediğini ileri sürmesinin mümkün bulunmadığı, şirketin bir zararının doğmadığı, iki ortağın da bu işlemleri biliyor veya bilebilecek durumda bulundukları, düzenlenen 02.05.2007 tarihli protokole göre de bu bilgiye sahip olduklarının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 04/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.