Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/11843 E. 2014/18280 K. 25.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11843
KARAR NO : 2014/18280
KARAR TARİHİ : 25.11.2014

MAHKEMESİ : İZMİR FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada… Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/04/2014 tarih ve 2013/141-2014/52 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dr. … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin İzmir’de eğitim sektöründe faaliyet gösteren ve tanınan bir kurumu olup, “…” ve “…” ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı tarafın izinsiz olarak “…” ibaresini müvekkili ile aynı alanda ve aynı bölgede kullandığının tespit edildiğini, müvekkili markaları ile karışıklığa sebebiyet verdiğini belirterek müvekkili markasına tecavüzün durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin Kuşadası’nda ve Söke’de faaliyet göstermekte olup, işletilen özel okulun adının “…” olduğunu, karıştırılma ihtimali bulunmadığını, karıştırılmayı önleyecek şekilde açıklamalar yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının …” markalarının sahibi bulunduğu, eğitim hizmetlerinde yoğun biçimde kullanılan markanın davalı tarafından aynı faaliyet alanında “….” şeklinde kullanıldığı, davacı markasının esas unsurunun hukuka aykırı biçimde kullanımının markaya tecavüz oluşturduğu, markanın ana unsurunun davalı tarafından aynen okul adında kullanılması, hitap edilen kitlenin, hizmet talep edecek kişilerin işletmeler arasında bağlantı kurmasına sebep olacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının davacıya ait tescilli markalarla karışıklığa sebebiyet verecek şekilde “…” ibaresini okul adı olarak başka bir sözcükle birlikte veya yalnız biçimde kullanmasının markaya tecavüz oluşturması nedeniyle durdurulmasına karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve uyuşmazlığın hakimin hukuki bilgisiyle çözülebilecek nitelikte olmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 25/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.