YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11920
KARAR NO : 2014/18396
KARAR TARİHİ : 26.11.2014
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/02/2014 tarih ve 2012/711-2014/85 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili adına 29, 30, 35, 43. sınıflarda tescilli “…” markasının bulunduğunu, davalı adına 30. sınıfta tescilli “…” şeklindeki markanın müvekkili markası ile iltibasa neden olduğunu ileri sürerek, davalı adına tescilli “….” markasının hükümsüzlüğünü ve aynı hizmetler sınıfında olması sebebiyle benzer olduğunun tespitini, ticaret sicilinden terkinini ve mahkeme ilamının ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı firmanın … ilçesi sınırları dahilinde bile zor tanınan bir firma olduğunu, müvekkilinin ise … ilinde faaliyet gösterdiğini, … ili dışında başka bir faaliyetinin olmadığını,…. isminin …. iline mal olmuş bir figür olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacı firmanın… ili …. ilçesinde, davalı firmanın ise … ilinde faaliyet gösterdiği, “….” isminin topluma mal olmuş ve yaygın olarak kullanılan özellikle bir coğrafi bölgeye mal olmuş olan isim ya da lakap türü olduğu, marka tescili yoluyla bir firmanın tekeli altına alınmasının hukuken korunamayacağı, ayrıca her iki markanın da yer alan kelimelerin tüm unsurları ile birlikte yarattığı izlenim dikkate alındığında, birbiri ile benzer olmadığının anlaşıldığı, ortalama bir tüketici üzerinde … isminin yaygın kullanıma konu kişi olması sebebiyle karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, dolayısıyla davacı yanın “…” markası ile davalı yanın “….” markasının karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve markaların şekil ve ibare olarak birbirine benzemediğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 26/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.