YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12175
KARAR NO : 2014/19106
KARAR TARİHİ : 05.12.2014
MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/03/2014
NUMARASI : 2012/405-2014/144
Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/03/2014 tarih ve 2012/405-2014/144 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının şirkete sermaye koyma borcu yerine getirmediğini, yapılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, şirkete ortak olmadığını, sermaye koyma taahhüdünde bulunmadığını, ortak olduğu kabul edilse bile 46.000 TL banka kanalıyla, 41.000 TL elden davacı şirketin yönetim kurulu başkanına ödediğini, ayrıca ultrason cihazı ve muayene masasını da 13.000 TL karşılığı şirkete devrettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 41.000 TL ve 13.000 TL’ne ilişkin şirket defterlerinde kayıt olmadığı, bakiye 54.000 TL ödenmemiş sermaye borcu bulunduğu, alacağın likit olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, itirazın iptaline, icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, anonim şirket sermaye koyma borcundan kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece 41.000 TL ödemeye ilişkin olarak davacı şirket defterlerinde kayıt bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa, davacı taraf 100.000 TL sermaye koyma borcunun 46.000 TL kısmının banka havalesi yoluyla ödendiğini, davalının bakiye 54.000 TL borcu olduğunu ileri sürerek işbu davayı açmış, davalı taraf ise tüp bebek uzmanı olduğunu, dava dışı Eğitim Sağlık Kültür Derneği’nin işlettiği tıp merkezinde bila bedel çalıştığını, anılan dernek ile davacı şirket arasında protokol düzenlendiğini, buna göre tıp merkezinin gelirlerinin % 90 kısmının davacı şirkete verileceğini, davalının sermaye koyma borcunu buradaki çalışma ücreti ile ödediğini, bu kapsamda 41.000 TL ücret alacağının sermaye borcu olarak davacı şirket yönetim kurulu başkanına para makbuzu ile verildiğini savunmuş, bu savunmasını ispat zımmında davacı ile Eğitim Sağlık Kültür Derneği arasındaki 01.03.2004 tarihli protokole, dernek başkanı Tarafından düzenlenen 41.000 TL davalının alacağı (hissesine devredeceği) ücretler isimli
belgeye, yine davacı şirket yönetim kurulu başkanı tarafından imzalanan 41.000 TL tutarlı para makbuzuna dayanmış, anılan belgeler incelendiğinde gerçekten de davalının tıp merkezindeki çalışmalarından ötürü tahakkuk eden 41.000 TL alacağın karşılıklı mutabakatla sermaye koyma borcu yerine kabul edildiği anlaşılmıştır.
Bu itibarla, mahkemece davacı şirket yönetim kurulu başkanına para makbuzu ile ödenen 41.000 TL’nin sermaye koyma borcundan mahsup edilerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: 1-Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.