YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12315
KARAR NO : 2014/18717
KARAR TARİHİ : 01.12.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL(KAPATILAN) 51. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/01/2014
NUMARASI : 2011/168-2014/15
Taraflar arasında görülen davada İstanbul(Kapatılan) 51. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/01/2014 tarih ve 2011/168-2014/15 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Finlandiya’da mukim bir sigorta şirketi olan müvekkilinin sigortalısı Biolchim SPA’ya ait emtianın davalının donatanı olduğu gemiye eksiksiz bir halde yüklendiğini, varış limanında 36 metrik ton emtianın eksik, 400 metrik ton emtianın da hasarlı olduğunun tespit edildiğini, davalıya yapılan hasar ihbarını takiben eksiklik ve hasar konusunda müşterek rapor düzenlendiğini, aynı raporda hasarın “geminin ilgili ambarlarının yanlış/yetersiz temizlenmesinden” kaynaklandığının belirtildiğini, müvekkilinin 17.895,04 Euro tutarındaki hasar bedelini sigortalıya ödediğini, bu bedelden 16.178,00 Euronun rucüen tahsili istemi yerine getirilmeyince davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının takibe yaptığı itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptalini, icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davayı vekili, dava konusu deniz taşıması esnasında meydana gelen şiddetli fırtına nedeniyle müvekkilinin bir sorumluluğunun bulunmadığını, müstekar içtihatlara göre taşınan emtianın niteliği gözetildiğinde %2 oranında bir eksikliğin doğal sayıldığını, kaldı ki yükün gönderilene tam ve eksiksiz teslim edildiğini, aksi bir kaydın bulunmadığını, ekstra boşaltma ve kamyonla taşıma kalemlerinin müvekkilinden istenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu taşımada gemiye deniz suyu girdiği, yükün deniz suyu ile ıslandığına dair önceki raporlarda ihtimal üzerine bildirilen görüşü teyit eder hiçbir delilin bulunmadığı, yükteki ziya ve hasarın sebebinin tayini noktasında davacı taraf delilleri arasında sunulan hasar raporunun kuvvetli delil olarak kabul edildiği, bu raporda hasarın nedeninin emtianın toprak, çakıl taşı ve pas çamuru ile kirlenmesinin gemi ambarlarının ve özellikle de alt ambarların yanlış, yetersiz şekilde temizlenmiş olmasından kaynaklandığı, miktar farkının ise kısmen normal taşıma firesinden kısmen yükleme/boşaltma limanındaki kantar toleransından kısmen de malın bir bölümünün rutubetten ötürü ambarların duvarlarına ve zemine yapışmasından meydana geldiğinin tespitinin yapıldığı, bu tespitin gemi
ambarlarının başlangıçta yükü kabule ve muhafazaya elverişli olmadığını, dolayısıyla geminin başlangıçta yüke elverişsiz olduğu sonucuna varılmasını gerektirdiği, buna göre davalı taşıyanın doğan yük zararından 6762 sayılı TTK’nın 1019. maddesi hükmü uyarınca tam olarak sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının takibe itirazının kısmen iptali ile takibin 16.178,00 Euro üzerinden takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca kamu bankalarınca Euro’ya verilen en yüksek yıllık faiz oranı uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya dair istemin ve icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, davalı tarafından taşınan emtiadaki hasar ve noksanlık nedeniyle sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Deniz Ticaret Odasınca dökme yük taşımasında eşyadaki %3’ü aşmayan eksiklikler için takibat yapılamayacağı belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece, dava konusu emtianın da dökme yük olarak taşındığı nazara alınarak davacı tarafından talep edilen eksikliğin bu oran dahilinde kalıp kalmadığının gözetilmesi, eksikliğe ilişkin istem hakkında bundan sonra bir karar verilmesi gerekirken malda fire verilmesinin basiretli bir tacir tarafından engellenebileceği, davalının sorumluluğunun 6762 sayılı TTK’nın 1019’uncu maddesine göre belirlendiğinden Deniz Ticaret Odasının bildirdiği fire oranının somut olayda uygulanamayacağı gerekçesiyle davanın maldaki eksiklik yönünden de kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.